Geleceğe açılan pencere: Moda x 3B yazıcılar

Sizce de 3 boyutlu yazıcılarla üretilmiş giysilerin klasik dokuma/örme modellerin yerini almasının vakti gelmedi mi?

Yazı Kaan SANCAR
Fotoğraf Betül YAZICIOĞLU

Birkaç sayı önce teknoloji sayfaları için 3 boyutlu yazıcılar hakkında iki sayfalık, didaktik bir yazı yazmıştım. Bilgisayar üzerinde tasarlanan ya da üç boyutlu taraması yapılan nesneleri birçok farklı malzeme seçeneği ile atıksız bir şekilde üretebilen bu cihazlarla ilgili onca detay vermiş, mücevherden otomotive sağlıktan mimariye birçok potansiyel kullanım alanı bulunan bu cihazların hammaddeleri katmanlayarak ürünler ortaya çıkarabildiğine değinmiştim. Geleceği konuşurken, tekstil sektöründe yaşanabilecek karmaşık tasarımları basit bir şekilde üretebilme gibi gelişmelere de bir iki cümleyle yer vermiştim. Fakat aylar sonra kendimi 3 boyutlu yazıcıları tekstil üretimine entegre eden bir girişim ofisinde, bu konuyu derinlemesine araştırırken bulacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Bu ofisin İstanbul sınırları içerisinde bulunduğu da! Peki, sizce bu noktaya nasıl geldim?

Her ne kadar bir önceki yazımda bu isme yer vermemiş olsam da, her şey Hollandalı tasarımcı 'in geçtiğimiz günlerde son koleksiyonu 'Ludi Nature' ile 'da yeniden karşıma çıkmasıyla başladı. 2009 yılından bu yana 3 boyutlu yazıcılarla giysi üretimi yapan Herpen'in tasarımlarını ilk defa görmüyordum elbette, fakat bu defa ekranda gördüklerimin bende çağrıştırdıkları çok farklı olmuştu (Bu arada aramızda kalsın, bence, tasarımcının en şık ve giyilebilir koleksiyonu 2014 yılında sunduğu '' idi.). O an aklımda şu sorular belirdi: 3 boyutlu yazıcılarla kendi giysilerimizi kendimizin üretebileceği bir gelecekte neler değişecek ve bu geleceğe ne kadar yakınız?

Bunun üzerine bu sorunun cevabını aramak üzere çalışmalarıma başladım. Nispeten daha basit bir araştırma ile sonuca ulaşabileceğimi düşünsem de hiçbir şey göründüğü kadar basit olmadı. İlk etapta edindiğim bilgiler tekstilde 3B yazıcı kullanımının şu anki durumunu ortaya koyabilecek nitelikte olsa da geleceği öngörebilmek için olayın içine daha fazla girmeliydim. Bu noktada, yaptığım araştırmalar esnasında karşıma çıkan 3B yazıcılar ile tekstili harmanlayan Türk moda girişimi Mirimalist'i ziyaret etmem ve modacıların bu cihazların geleceği ile ilgili olan düşüncelerini de öğrenmem gerekliydi. Sonuç olarak, karşıma ne mi çıktı? Günümüzden geleceğe açılan bir pencere.

Günümüzde 3B yazıcılarla tekstil

Öncelikle belirtmeliyim; birçok farklı yöntem kullanılan ve ortak noktası katmanlama yoluyla üretim yapmak olan 3B yazıcılar şu anda çeşitli sektörlerde yaygın olarak kullanılsa da cihazların tekstil sektöründeki kullanım alanı diğer sektörlerde olduğu kadar geniş değil. Bu sektörde daha fazla gösteriş ya da dikkat çekici tasarımlar ortaya koymak amacıyla kullanılan teknoloji, lâkin, bu haliyle bile geleceği çağrıştıran birçok özellik barındırıyor. Bu cihazlarla üretimin tekstile olan katkıları neler mi?

Tasarımda Kişisel Özgürlük

3B yazıcıların tekstil sektörüne sağladığı katkılardan ilki, cihazların tasarımcıların tüm yaratıcılıklarını kullanmalarına imkân tanıyıp karmaşık tasarımların önünü açması. Klasik tekstil üretim yöntemleriyle üretilemeyecek kadar çok detayın birbiri içine geçtiği ürünlerin ortaya çıkmasını sağlayan teknolojiyle tasarımcıların hayallerinde canlandırıp modelleme yoluyla bilgisayarlarına aktardıkları tasarımlar hayat buluyor. Cihazlar, ayrıca, kolay yoldan prototip üretiminin de önünü açıyor.

Bu cihazlar aracılığıyla giysi üretme fikrinin birçok modacının ilgisini çektiğini de belirtmeliyim. Modellerin vücut ölçülerinin 3B tarayıcılarla taranması, tasarımların 3B yazıcılar yardımıyla buna uygun şekilde, ayrı ayrı parçalar halinde somutlaştırılması ve sonrasında çeşitli yöntemlerle birleştirilmesi işlemlerinin sonucunda oluşan kıyafetlerin sergilendiği defileler de bunun somut bir örneği. Ancak bu noktada geleneksel giysilerde kullanılan pamuk, keten gibi malzemelerin henüz 3B yazıcıda kullanılamadığını belirtmeliyim. Bu nedenle de giysiler PLA ve ABS gibi plastik bazlı hammaddelerden üretiliyor veya yazıcılarda üretilen tasarımlar kumaşla harmanlandıktan sonra görücüye çıkıyor. Ağırlıklı olarak kadın modası tasarımcıları tarafından özümsenen bu teknolojiyi serilerinde kullanıp satışa sunan tasarımcılar arasında, ismini daha önce de andığımız Iris Van Herpen, Francis Bitonti, Danit Peleg ve Catherine Wales gibi isimler bulunuyor. 3B yazıcı teknolojisinin erkek modasında kullanıldığı alanlar ise ayakkabı, kravat ve papyon gibi aksesuarlar.

Çevre Dostu Aksesuarlar ve Atıksız Üretim

3B yazıcılarla tekstil üretiminin artılarından bir diğeri de üretim esnasında atık oluşturmaması ve tamamıyla geri dönüştürülebilir ürünlerin üretimine izin vermesi. Katmanlama yöntemi sayesinde gerektiği kadar hammadde kullanan 3B yazıcılar, üretimde atık oluşumunun önüne geçerek gereksiz madde kullanımını engelliyor.

Aksesuar üretimine odaklandığımızda hem erkek hem de kadın giyimde kullanıldığını gördüğümüz 3B yazıcılar eğer çevre dostu malzemeler kullanılırsa geri dönüştürülebilir ürünlerin ortaya çıkmasını sağlayabiliyor. Bu noktada Adidas ve Parley'nin tabanını okyanustaki plastikleri geri dönüştürüp 3B yazıcı kullanarak ürettiği '' serisi ayakkabıları örnek olarak verebiliriz. İlerleyen satırlarda değineceğim Mirimalist de 3B yazıcı ile ürettiği tasarımlarında kullandığı geri dönüşümlü malzemeden ürettiği detaylarla bu akımı destekleyen markalardan biri.

İnsana Olan Bağımlılığı Azaltma

3B yazıcıların tekstil üretiminde sağladığı diğer avantaj ise üretimin daha kontrollü hale gelmesiyle üretimdeki hata payının gözle görülür şekilde azalması. Klasik tekstil üretimindeki çok katmanlı üretim sürecini (Süreç, birden çok kişinin yönlendirmesi sonucu son ürünün ilk taslaktan çok daha farklı bir görünüm almasıyla sonuçlanabilir.) ortadan kaldıran cihazlar, tasarımcının ortaya koyduğu tasarımların bozulmaya uğramadan üretilmesine de imkân tanıyor. Bu yolla teknoloji üretim aşamasında ortaya çıkabilecek hataları da en aza indiriyor.

Bunun yanı sıra üretim esnasında kalıplama, ilk üretim gibi aşamaların da ortadan kalkmasına neden olan 3B yazıcılar üretimde insana olan bağımlılığı da minimuma indiriyor. Bu yönüyle, işgücü dinamiğini değiştirebilecek etkiye de sahip olan cihazlar, bu tekniği kullanan şirketlerde değişimlerin önünü açıyor.

Elde ettiğim tüm bu bilgilerin ardından; cihazların tekstildeki kullanımı, avantajları, geri kaldığı noktalar ve gelecekteki yerini somut bir şekilde algılayabilmek adına hem Türkiye'de hem de belki de dünyada eşi benzeri bulunmayan 3B yazıcılar ile ürettiği sembolleri klasik kumaşlarla harmanlayarak hibrit koleksiyonlar ortaya çıkaran Mirimalist markasını ziyaret ediyorum. Üretim sürecinde aktif olarak 3B yazıcıları kullanan markanın ofisindeki 3B yazıcı deneyimimse cihazın artı ve eksilerini görerek cihazın geleceği nasıl şekilleneceği konusunda fikir sahibi olmamı sağlıyor.

Mirimalist'te bir gün

O gün geldiğinde Miray Tok Çakır'ın kurup tasarımcılığını üstlendiği Mirimalist'in atölye-ofisine gidiyoruz. Atölye-ofis diyorum çünkü Çakır dilediğinde tasarımlarının bir kısmını burada da üretebiliyor. 3B yazıcılarla olan deneyimimize geçmeden önce kısaca kadınlara yönelik ürünler üreten Mirimalist markasına değinelim. Geleneksel yöntemlerle üretilen sade tasarımlı giysilerin yanı sıra 3B yazıcı ile üretilen imge ve desenleri kumaşa entegre ederek farklı tasarımlar da ortaya çıkaran firma, aslında fütüristik olmasına rağmen gündelik hayatta da giyilebilir parçalar üretmesi ile öne çıkıyor. Basit olarak açıklarsam, marka bilgisayar üzerinde tasarlayıp modellediği imge ve desenleri 3 boyutlu yazıcılar yardımıyla somutlaştırıyor ve sonrasında bu parçaları kumaşlara entegre ediyor.

Teknik bilgileri geride bırakıp Mirimalist ofisine dönersek, ofise girdiğimde dikkatimi ilk çeken ofisin oldukça sade olması oluyor. Fakat üretim için gereken her şey orada: Çakır'ın tasarımlarını yaptığı bilgisayarı, tasarladığı ürünleri somutlaştırabileceği ev boyu bir 3 boyutlu yazıcı ve yazıcının kullandığı hammaddeler. Açıkçası, o anda bu ofisi geleceğin fabrikalarına benzetiyorum; şu anda tekstil üretiminin gerçekleştiği her aşama için ayrı ayrı kurulan makinelerin bulunmadığı, tek bir cihazın tüm işlemleri gerçekleştirebildiği fabrikalara...

Çakır'ın tasarımlarını incelemeye başlıyorum. Geri dönüşümlü PLA maddesini kullanarak 3B yazıcıda ürettiği desen, imge ve sembolleri kumaşla birleştiren koleksiyon ürünleri dikkatimi çekiyor. Çakır, tasarımların 3B yazıcılar ile klasik tekstili harmanlayan hibrit parçalar olduğunu vurguluyor.

Bir süre sonra, giysilerinin üzerinde bulunan bu sembollerden birini seçip 3B yazıcıda üretime geçiyoruz. Miray Tok Çakır, bilgisayar üzerinde gerçekleştirdiği 3B modellemesini 3B yazıcıya aktarıyor. Hammadde sarmalını kontrol ediyor ve yazıcının düğmesine basarak üretim sürecini başlatıyor. Bu anda dikkatimi çeken cihazın ekranında yazan şey oluyor: Kalan süre: 2 saat. Üreteceğimiz parçanın boyutunu düşündüğümde, ki en fazla 5-6cm uzunluğunda ince ve dar bir ürün, bu sürenin oldukça fazla olduğunu düşünüyorum.

Cihazın içerisindeki kol benzeri mekanizma hareket ediyor ve yazdırma işlemi başlıyor. Mekanizma cihazın içerisindeki camın üzerine hammaddeyi damlatmaya başlıyor. Dakikalar geçtikten sonra ileride ortaya çıkacak ürünün iskeleti oluşmaya başlıyor. Bir çeyrek saat sonra ise ilk katman ortaya çıkıyor. O anda gördüğümüz, iki boyutlu bir nesne. İkinci katman tamamlandığında ise üretim camında gördüğümüz şey, artık üç boyutlu bir nesneye dönüşüyor. Süreç tamamlandığında ise bilgisayarda tasarlanan tasarım birebir ölçüleriyle avcumuzun içinde oluyor.

Bu deneyimin ardından 3B yazıcıları aktif olarak kullanan markanın kurucusu Çakır'dan cihazların artı ve eksilerini dinliyorum. Şu anda koleksiyonlarının seçili ürünlerinde bu tekniği kullandıklarını belirten Çakır, bu yolla ürettiği tasarım parçalarını ön prototip, kalıplama gibi aşamalarla zaman kaybetmeden, tam olarak tasarladığı biçimde ve hatasız olarak üretebildiği için bu teknolojiden oldukça memnun olduğunu söylüyor. İlk olarak '3Doodle' üç boyutlu çizim kalemi vasıtasıyla 3B baskı teknolojisi ile tanışan ve sonrasında markasını 3B yazıcılarla ürettiği hibrit ürünlerle farklılaştıran Çakır, tasarlanan ürünlerin ekolojik yapıya sahip olmasından ve tasarım aşamasında özgür kalabilmesinden dolayı da mutlu.

Diğer yandan, üretimin şu anda oldukça masraflı olması ve küçük bir parçanın ortaya çıkışının bile uzun zaman alması tasarımcının cihaz hakkındaki olumsuz görüşlerinden birkaçı. Tabii, bir de hammadde gerçeği var. Şu anda pamuk ya da türevleri hammadde olarak kullanılamadığı için 3B yazıcılar tekstil ürünleri üretiminde daha çok plastik ve türevlerini kullanıyor ve bu da ürünlerin gerçek anlamda giyilebilir yapıya sahip olabilmelerinin önüne geçiyor. Miray Tok Çakır'ın 3B yazıcılar hakkında gelişmesini istediği diğer bir özellik de bu.

Peki, Ya Gelecek?

Mirimalist ziyaretimi tamamladıktan sonra asıl soruma dönüyorum. Tasarımda özgürlük, atıksız üretim ve çevre dostu ürünler, insan gücüne daha az bağımlı olma ve daha kaliteli üretim gibi artılardan zaten bahsetmiştik. Uzun üretim süresi, masraflı olması ve hâlâ tam olarak giyilebilir yapıda olmaması gibi faktörler de bu ziyaretimiz sonucunda havuza eklediğimiz ögeler. Tüm bu olumsuzlukların yavaş yavaş ortadan kalkabileceğini varsayıyorum. Geçtiğimiz günlerde Londra-Royal College of Art mezunu bir tasarımcının 3B bir yazıcıda yaptığı değişim sonrası yarattığı hibrit giysiler de bu çıkarımımı destekler nitelikte. Kısaca açıklarsam, 3B baskıda kullanılan hammaddenin yün iplik ile tam anlamıyla birleşmesine imkân tanıyan teknik sayesinde tasarımcı ileriki dönemlerde kumaşın hammaddesi pamuk ve ipliği 3B yazıcıda kullanabilmenin önünü açabilecek bir buluşa
imza atmış.

Tüm bu öğrendiklerim ve yaşanan gelişmeler üzerine 'Peki, ya gelecek?' sorusunu bu defa Türk erkek modasının önde gelen isimlerine soruyorum.

Hatice Gökçe, 3B yazıcılarla tekstil üretiminin gelecek dönemde standartlaşabilecek bir yöntem olduğunu savunuyor. Cihazların özellikle fabrika ya da atölyeye ihtiyaç duymaması nedeniyle oldukça avantajlı bir teknoloji olduğunu belirten Gökçe, 3B yazıcılar ile özel tasarım giysi üretiminin yaygınlaşacağını öngörüyor. Öte yandan, tasarımcıya göre seri üretim için uygun olmayan üretim hızı, yüksek maliyet ve ileride ortaya çıkabilecek enerji ihtiyacı cihazın olumsuz yönleri arasında. Lâkin, Gökçe bu sorunlar çözüldüğünde cihazların tasarımcıların işlerini kolaylaştıracağı görüşünü savunuyor.

Niyazi Erdoğan ise bu teknoloji sayesinde kişilerin kendi kıyafetlerini kendi evlerinde üretilebilecekleri gerçeğine odaklanıyor ve cihazları oldukça fonksiyonel olarak nitelendiriyor. Bu noktada belki de, ileride tasarımcıların işlerinin de tasarımlarını somut olarak üretip satmak yerine sadece tasarımları sanal olarak hazırlayıp satışa sunacağı şekilde değişebileceğini belirten Erdoğan, kullanıcılar geleneksel ürünlerden vazgeçmese bile bu tarz üretim tekniklerinin modayı destekleyici yöntemler olarak devreye girebileceğini söylüyor. Tüketicilerin kendi deneyimlerini ürünlere aktarmasının ürünleri daha değerli kılacağını belirten Erdoğan, ayrıca, insanların mağazalardan alabilecekleri ürünleri emek harcayarak üretmelerinin de bu giysiler ile daha sıkı bağlar kurmalarına neden olabileceğini savunuyor.

Son olarak, Derviş Bağzıbağlı ise 3B yazıcılar ileriki dönemlerde daha fazla geliştiğinde seri üretime zaman ve işgücü bakımından katkı sağlasa bile özel tasarım giysiler İçin şu anki durumun pek değişmeyeceğini söylüyor. Cihazların, modacılar için tasarımlarının ilk örnekleri üretmede oldukça faydalı olabileceğini savunan Bağzıbağlı, geleneksel modanın ise yaygınlığını kaybetmeyeceğini öngörüyor. Şimdiye kadar hayal gibi görünen birçok şeyin gerçekleştiğini belirten Bağzıbağlı, kişilerin kendilerini özel hissetmelerini sağlayan özel dikimin ise teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin yine de varlığının devamlılığını koruyacağını savunuyor.

Tekstilin Kaderini Değiştirme Gücüne Sahip Araç

Tüm bu bilgiler ışığında tekrar başlangıç sorumuza dönersek, 3 boyutlu yazıcılarla kendi giysilerimizi kendi başımıza üretebileceğimiz bir gelecekte pek çok şeyin değişeceğini söyleyebiliriz. Araştırmamıza göre, 3B yazıcılar sayesinde daha çevre dostu, daha kişisel, daha özgür, insan gücüne daha az bağımlı, daha kaliteli bir tekstil sektörü bizi bekliyor. Tabii, önce seri üretime uygun olmayan uzun üretim süresi, yüksek imalat masrafları ve hammadde yoksunluğu nedeniyle gündelik hayatta kullanıma uygun olmayan materyallerden üretim zorunluluğu gibi engellerin ortadan kalkması gerek. Gelgelelim, tüm bunlar ne zaman, nasıl ve nerede gerçekleşir, bunların hepsini zaman gösterecek. Ne diyelim, belki biz de Derviş Bağzıbağlı gibi ileride, "Şimdiye kadar hayal olarak görülen birçok şeyin gerçekleştiğini gördüm." cümlesini kurabiliriz, kim bilir?

BİZE ULAŞIN