Jönlerin stili 'e emanet

Çağatay Ulusoy, Aras Bulut İynemli, Engin Akyürek, Kaan Urgancıoğlu, Tolga Sarıtaş... Son dönemin bu ünlü erkek oyuncularının stilini bir kişi belirliyor: İlknur Şeref. Başarılı stil danışmanı ile yeni nesil jönlerin giyim şifrelerini çözdük.

Geçtiğimiz hafta yeni bir moda işbirliği çok konuşuldu. Demir'in markası ve stil danışmanı bir kapsül koleksiyon için bir araya geldi. İktisat fakültesinde eğitim alan 1984 doğumlu Şeref, son dönemin en popüler stil danışmanlarından biri. Çağatay Ulusoy, Aras Bulut İyemli, Engin Akyürek, Kaan Urgancıoğlu ve Tolga Sarıtaş gibi ünlü erkek oyuncuların stili ona emanet. Magazin basınının onu yakın arkadaşı Tolga Sarıtaş ile yakıştırması da tabii ki popülaritesine popülarite katıyor.

İşte İlknur Şeref'in mesleğe giriş hikayesi ve yakışıklı oyuncuların giyim kodları...

Birçoğumuz bu kapsül koleksiyonla duydu isminizi. Sekiz yıldır stil danışmanlığı yapıyorsunuz. Bu alanda yolunuz nasıl açıldı?
"Kariyer planında moda var mıydı?" diye soruyorsanız hayır yoktu. İktisat okuyan birinin kariyer planında stil danışmanlığı yapma hayali bile yoktur sanırım. Ama özel hayatımda modaya karşı ilgim her zaman vardı. Her markanın mağazasına girip tüm koleksiyonlara bakarım eskiden beri. Geçmiş yılların stilleri de bana her zaman ilham vermiştir. Belki de bu kişisel ilginin sonucunda işim de moda oldu diyebilirim. Sektörden çok sevdiğim arkadaşlarım da var. Onların da etkisi büyük tabii ki.

Şans eseri başlamış moda serüveni sizin için. Nasıl oldu da kendinizi bir gün stil danışmanlığı yaparken buldunuz?
Sektöre girişime ön ayak olan kişi Fatih Aksoy'dur. Tekstille, prodüksüyonla ilgilenen arkadaşlarım hep vardı. Bir gün Adını Feriha Koydum dizisinin setindeyim. Kostümlerle ilgilenen ekiple ilgili bir sorun vardı. Arkadaşlarım beni önerdi. Pat diye kendimi Fatih Aksoy'un önünde buldum. Kısa bir toplantı. "Dene, yapamazsan ölüm yok. Bırakırsın" dedi. Ve ben hemen dizinin stil danışmanlığını yapmaya başladım. Hazal Kaya ve Çağatay Ulusoy ile sette tanıştım. En eski oyuncu arkadaşlarım onlardır. Onlar da çok destek oldu. Ve dizinin kostümleri çok konuşuldu o zaman. Ardından gerisi geldi.

Bir stil danışmanında olması gereken üç özellik nedir?
Öncelikle iyi bir gözü olmalı. Tabii ki estetik algısı yüksek olmalı. Bolca araştırma yapmalı, trendleri takip etmeli, filmleri ve gündemde olan her şeyi takip etmeli. Ama en önemli ve kesinlikle olması gereken özellik sabır.

Şu an içinde bulunduğunuz projeleri anlatır mısınız bize kısaca?
Şu an iki dizi projesinde birden stil danışmanlığı yapıyorum. Üç kişilik bir ekibim var. Bu dizilerin yanı sıra reklam ve özel styling çalışmalarım da devam ediyor.

Birçok ünlü isimle çalışıyorsunuz. Özellikle de erkek starlarla... Kimlerin tarzı sizin eseriniz?
"Benim eserim" demek fazla olur sanki, çalıştığım herkesle fikir alışverişi yapıyorum.

Nasıl bir araya geliyorsunuz peki bu ünlü isimlerle?
Yıllardır sektördeyim. Birçok dizi, reklam ve sinema filmi projesinde yer aldım. Tabii ki bu süreçte birçok ünlü isimle çalıştım, tanıştım. Enerjimizin ve zevkimizin birleştiği isimlerle yola devam ettik. Çoğu sosyal hayatımda da gördüğüm, arkadaş olduğum isimler oldu. Biriyle çalışırken, çalışmalarımdan memnun olanlar başka arkadaşlarına da benden söz etti. Bir iyi iş diğerini getirdi.

BU İŞİN MATEMATİĞİ YOK

Bir erkeğin stiline nasıl karar veriyorsunuz peki?
Bu işin matematiği yok. Hepsi fiziğine dikkat eden, ünlü ve oyuncu. Ama her birinin özel hayatı, zevkleri, kendilerini rahat hissettikleri kıyafetler çok farklı. Trendler üzerinden asla gitmiyoruz. Günlük hayatlarında neyin içinde kendilerini rahat hissediyorlarsa, neye yakınlarsa onu alıyoruz onlara.

Bizimle onların stil sırlarını paylaşır mısınız?
Çağatay Ulusoy çok rahat giyinmeyi seviyor. Marka takıntısı yok. Postal ve deri ceket olmazsa olmazları. Aras Bulut İynemli dediğim zaman aklıma parkalar ve spor ayakkabılar geliyor. Onun giyim kodlarının başında bunlar var. Engin Akyürek asla çok renkli, çok desenli, çok karışık kıyafetler sevmez. Klasik tasarımlar seviyor. Kendinden çok uzaklaşmaz, çok değişik şeyler denemez. Tolga Sarıtaş, alışveriş yapmayı hiç sevmez. Yeşil renge bayılır. Kaan Urgancıoğlu çok rahat giyinir. Eşofmanlar alırız. Eşofman ve spor ayakkabıyla kendisini çok rahat hisseder.

ERKEKLER BİRBİRİYLE YARIŞMIYOR

Şov dünyasındaki ünlü kadınların sık sık yaptıkları alışverişlere dair detaylar okuyoruz gazetelerde. Defile koleksiyonundan parçalar, binlerce dolarlık çoraplar, on binlerce dolarlık ayakkabılar... Birbirleriyle alışveriş üzerinden bir yarış halindeler. Erkeklerde bu tarz bir yarış var mı?
Erkeklerde böyle bir durum yok. Kendini neyin içinde huzurlu ve mutlu hisseriyorsa onu alıyor zaten. Bir başkasına benzemek ya da yarış yapmak gibi bir durum yok. Ama stil danışmanıyla çalışmaları erkeklerin de kadınlar kadar kendilerine ilgi gösterdikelrinin göstergesi. Çevrenize şöyle bir bakın. Sosyal medyanın da etkisiyle artık erkekler görüntüleri konusunda daha dikkatliler. Tabii bazen trendlere ve popüler olan markalara kurban gidiyorlar o ayrı.

İnanılmaz bir hayran kitlesi olan bu kadar iddialı erkekle çalışmak bir yandan da büyük risk almak demek. Muhakkak kıyafetlerini eleştirenler hatta size bile sataşanlar oluyordur. Ne tepki veriyorsunuz bu durumda?
Tabii ki oluyor. Kıyafet konusunda konuşmak insanlara çok kolay geliyor. "Bu yakışmış, bu yakışmamış" denilebiliyor. Bir kriteri yok ki... Ben tüm görüntüye kendim karar verdiğim durumlarda gelen her tür eleştiriye olumlu bakıyorum. Ancak bazen dizilerde ve reklam çekimlerinde ne yazık ki tam da benim dediğim şey olmuyor ve benim de hak verdiğim eleştiriler geliyo.r O görüntünün o şekle gelmesinde yapımcının, reklam veren firmanın veya bir başkasının sözünün geçtiği bilinmiyor.

Erkeği alışverişe götürmek büyük bir iştir. Siz nasıl baş ediyorsunuz?
Çok hızlı alışveriş yaparım. Şu ana kadar sıkılan hiç olmadı alışveriş yaparken. Zaten ne alacağımızı bilerek alışverişe çıkıyoruz.

İdil Demirel

BİZE ULAŞIN