Pastanın tanımını değiştiren adam: Buddy Valastro

Buudy Valastro, dört kuşaktır baba mesleği pastacılığı sürdürüyor. TLC’de izlediğimiz pasta ustasıyla erkeklerin midesine giden yollar hakkında konuştuk.

Giriş Tarihi: 19.04.2018 12:56

Röportaj: Emrah Saka

ESQUIRE: Türkiye'ye hiç geldiniz mi?
Buddy Valastro: Henüz gelme fırsatım olmadı. Ama gelmeyi umuyorum. İstanbul'un harika bir şehir olduğunu duydum. Türkiye'den ABD'ye pastalarımızı denemek için gelen birçok hayranımız var ve bu soruyu onlar da soruyor. Onlara bunun planlamaya, eşime ve çocuklarıma bağlı olduğunu söylüyorum. Bir keresinde Türk Kültür Merkezi için bir pasta yapmıştık, o zaman ebru yapmayı öğrenmiştim. Çok ama çok eğlenceliydi. Türkiye, özellikle de İstanbul ziyaret etmeyi çok istediğim yerlerden biri.

ESQUIRE: 'Pastacılar Kralı' programı hayatınızı nasıl etkiledi?
B.V:
Pozitif yönde etkiledi. Böylece pastaneleri büyütme imkânımız oldu ve bu beni daha başarılı hale getirdi. Beni en çok mutlu eden şey ise programın aileleri her hafta yarım saat boyunca bir araya getirmesi oldu. Hayatımızı daha iyi hale getirmek için planlar yapmıştık. Bu yolda daha önce tahmin edemediğim şeyler de gerçekleşti. 'Pastacılar Kralı'nda olmak da bunlardan biriydi.

ESQUIRE: Yeni ürün ve tasarım fikirlerinizde nelerden ilham alırsınız?
B.V:
Ben tasarım için her zaman mimariden, modadan, doğadan etkilendim. Fakat dünyanın bir başka yerinde etkilendiğim bir tat, hoşlandığım bir şey ya da mevsimsel şeyler de beni etkiler. Gerçekten fark yaratabilecek şeyleri kullanmaya çalışıyorum.

ESQUIRE: Bu sektöre girerken en büyük ilham kaynağınız neydi?
B.V:
Tabii ki babamdı. O benim en iyi arkadaşımdı, kahramanımdı ve olmak istediğim adamdı. Onunla çok vakit geçirirdim, bu nedenle de pastacı olmak istedim. Babam eğer çok çalışır ve iyi bir hayat sürerseniz her şeyi başarabileceğinize inanırdı. Ben de iyi bir insansanız başınıza iyi şeyler geleceğini düşünüyorum; eğer çok çalışır, kendinize inanır ve yaptığınız işi severseniz her şeyi başarabilirsiniz. Bunu bana babam öğretti. Muhteşem bir insandı.

ESQUIRE: En iyi pastanız hangisiydi?
B.V:
Unutamadığım iki pasta var: Biri, yapılması çok zor alan ama yaptıktan sonra çok gurur duyduğum 'Transformers' pastası. Diğer unutamadığım pasta ise eşim için yaptığım pastaydı. Televizyona çıkacağımdan haberim yoktu. Programımın tüm dünyada izleneceğini bilmiyordum. Hayatımız bir anda değişti ve karım her zaman benim en büyük destekçim oldu. Bu sebeple karım için yaptığım pasta benim için en özeliydi. Onunla aynı boyda bir replika pastası yapmıştım. Tam istediğim gibi olmasa da benim için bir ilkti ve o da bunun ne anlama geldiğini kalben çok iyi anladı.

ESQUIRE: Yeni sezonda neler göreceğiz?
B.V:
Yeni sezonda muhteşem bölümler var. Müşteriler için çok güzel pastalar yaptık. Daha çok da şu anda trend olan pastalara yoğunlaştık. Örneğin 'naked cake' olarak geçen devasa pastalar. Bir de gökkuşağı pastaları yaptık, onlar da çok büyüktü gerçekten.

ESQUIRE: Programınız 200'ü aşkın ülkede yayımlanıyor. Ekranlarda yer almaya başladıktan sonra hayranlarınızdan nasıl tepkiler aldınız?
B.V: Bu programa başlarken ben bile onun bütün dünyada yayımlanabileceğini düşünmemiştim. İlk başta benim gibi New Jersey- Hoboken'den sıradan birinin programa adapte olması biraz zor oldu. Sonrasında bir anda Polonya'dan İtalya'ya, Arjantin'den Güney Afrika, Avustralya ve Türkiye'ye kadar her yerde tanınmaya başladım. Buna benim de, eşimin de alışması biraz zaman aldı. Benimle örneğin Kardashianlar arasındaki fark, benim izleyici kitlemin çoğunlukla aileler ve çocuklardan oluşması. Pastacılıkla ilgilenen ve bir aile olarak vakit geçirmek isteyenlere ilham verdiğimize inanıyorum. Hayranlarım beni takdir eden, benimle tanışmak isteyen ya da fotoğraf çektirmek isteyen insanlar. Onların ailesindeki bir üye gibiyim. Nereden geldiğimi asla unutmuyorum ve şunu çok iyi biliyorum ki hayranlarım beni olduğum gibi seviyor; bu sebeple her zaman fotoğraf çektirmek, sarılmak ya da imza almak isteyenlere zaman ayırırım.

ESQUIRE: Pişirme aşkınız nasıl başladı?
B.V:
Pişirme aşkım bir fırında başladı. Babam fırıncıydı, benim idolümdü, ben de onun gibi olmak istedim. Şimdi çocuklarım da öyle; bu hafta çocuklarımın okulları tatildi ve bütün hafta benimle işe geldiler. Onlarla çalıştığımda kendi küçüklüğümü ve babamın bana öğrettiklerini hatırlıyorum. Bu beni hatıralara götürüyor. Çocuklarımda da çalışma ve pişirme aşkı olduğunu görebiliyorum. Bu muhteşem bir şey.

ESQUIRE: Sahibi olduğunuz Carlo's Bakery bir aile şirketi. Çocuklarınız işi devam ettirmek istemediğini söylese ne hissederdiniz?
B.V:
Çocuklarımın benim zorlamamla bir şey yapmalarını istemem. Ben kendimi 'Pastacılar Kralı'ndan önce de başarılı bir fırıncı ve işadamı olarak görüyordum. Çünkü işimi seviyorum. Çocuklarımı zorlarsam ve bundan nefret ederlerse buraya gelip sadece yer kaplamış olurlar, başarılı olamazlar, bir şeyleri değiştiremezler, gelişemezler Onları hayatta öyle bir noktaya getirmek istiyorum ki ne olurlarsa olsunlar başarılı olsunlar, işe gitmeyi sevsinler. Tıpkı benim gibi. Bu şekilde çalışan herkes başarılı olur.

ESQUIRE: Bugüne kadar öğrendiğiniz en önemli şey nedir?
B.V:
En önemli şeyin arada durup hayatını tadını çıkarmak olduğunu öğrendim. Bazen bir bakıyorsunuz ki yoğun bir hayat yaşamaya başlamışsınız. Ama arada bir mola verip neyin önemli olduğunu düşünmek lazım. Mesela oğlum Carlo'nun gülümsemesi ya da karımla baş başa yemeğe çıkmak gibi.

ESQUIRE: Yayının arka planında hiç felaketler yaşandı mı?
B.V:
Evet tabii, mesela bazen pasta düşüyor. Buna şahit olmanız, olay anında orada kamera olup olmamasına bağlı.

ESQUIRE: Sizce bir pastacının ne gibi özelliklere sahip olması gerekir?
B.V:
Bir pastacı kendisine inanmalı, kendi değerlerini korumalı. Önemli olan kalite; bu, işi özenli yapmaktan daha iyi ürünler kullanmaya dek geçerli. Babam bana "Fazladan attığın adım seni diğerlerinin önüne geçirir," derdi. Bununla ne demek isterdi? Eğer düzgün görünmüyorsa düzelt. Kremasını tekrar sür, daha iyi olana kadar tekrar et çünkü müşteriye en iyi ürünü sunmalısın. Bu bazen bir pastayı beş kere yapmak ya da atıp baştan başlamak anlamına gelebilir. Müşteri çabamın en iyi ürününü almalı.

BİZE ULAŞIN