: Sonsuzluk Savaşı’

Büyük kapışmaya hazırlanın. Marvel evreninde taş üstünde taş kalmayacağa benziyor. Akla gelen tüm Marvel kahramanları Iron Man, Kaptan Amerika, Thor, Nebula, Örümcek Adam, Gamora, Mantis, Black Widow, Scarlet Witch, Black Panther, Doktor Strange ve hatta Loki ve Heimdall güçlerini birleştirip, “Teker teker gelin!” demeyecek kadar güçlü Thanos’a karşı duracak. Hulk yok mu diyenlere bir sürpriz yapıp onu canlandıran Mark Ruffalo’yla söyleştik.

Hazırlayan: Emrah SAKA

Esquire: Bu filmi çekilmeden önce kafanızda canlandırabildiniz mi?

Mark Ruffalo: İçinde o kadar hikâye ve karakter var ki nasıl olacağını tahmin edemedim. Ama senaryoyu okuduğumda hikâyenin iyi takip edildiğini ve farklı mitolojilerin bir araya gelerek birbirlerine uyum sağladığını gördüm.

ESQ: Marvel'ı bu kadar başarılı kılan şey nedir?

M.R: Çizgi roman hayranı olan birçok nesilden oluşan sağlam bir seyirci grubuna sahip. Yani bu konuda çok şanslı. Bence hepimiz mitolojiye çok bağlıyız. Hikâyelerde insanların sorunlarını çözen tanrıları ve canavarları görmek istiyoruz. Bence projeleri asıl heyecan verici yapan şey, çeşitlilik; sadece oyuncu çeşitliliği değil, aynı zamanda yapımcıların çeşitliliği ki Marvel her film yapımcısının kendi kültürünü, havasını, tarzını ve yapım hakkındaki yaratıcı görüşünü filme katmasına izin veriyor. Çok yaratıcı film yapımcılarını işe alarak ilginç hikâyeleri eşsiz bakış açılarıyla anlatmayı biliyor. Bence bu, Marvel'ın bu kadar başarılı olmasının sebeplerinden biri.

ESQ: Bruce Banner'ı (Hulk'ın gerçek kimliği) bu kez nerede buluyoruz?

M.R: Banner artık Hulk'a öfkeyle bağlı değil. Banner her zaman kolay uyarılmasıyla cebelleşiyordu, çünkü Hulk'ın ortaya çıkmasından korkuyordu. Bu sebeple her zaman duygularını içine atma ihtiyacı hissediyordu. Banner'ın karakter olarak daha fazla insani yönü var. Bir çeşit amnezi gibi geçmişi unutup her şeye baştan başlıyor. Yani bu dünyaya geldiğinde kendini daha fazla ifade edebiliyor. Artık kendi duygularından korkmuyor. Ama bu kez de Hulk'ı çağıramıyor; Hulk, Banner'dan ayrılıyor. Ayrılan çoklu karakterler gibi var olmak istiyor ve bu konuda zorlanıyor.

ESQ: Bruce Banner'ın Tony Stark'la (Iron Man) ilişkisi nasıl?

M.R: Kaldıkları yerden yeniden başladılar. Gerçi bu filmde Banner, Tony'ye hiç olmadığı kadar kızıyor. Çünkü Tony'yle aralarında ara sıra ortaya çıkan bir zıtlık olabiliyor. Ama bunu Banner'da daha tutucu bir şekilde yansıttık. Yine de Tony'le Banner arasında hiçbir zaman kopmayacak bir bağ var.

ESQ: Muhteşem setlerin aktör olarak size nasıl bir katkısı oldu?

M.R: Genelde hep ya CGI ya da minik bir ortam parçası olur. Ama bizde hepsi var. Bu setlerde dolaşırken giydirilmiş, tasarlanmış, dekore edilmiş ve boyanmış yerleri görüyordum. Bu da insanı Hollywood'da uzun zamandır var olmayan bir döneme götürüyor. Buradaki sanatçılık gerçekten muazzam ölçüde.

ESQ: Filmin yönetmeni Russo Kardeşler'i nasıl buldunuz?

M.R: İkisinin de duyarlı ve güçlü olduğu farklı yanlar var. Çok deneyimliler, bu kadar büyük bir film onları zorlamıyor. Materyali, tüm evreni, temalarını, karakterlerini ve her karakterin kendine has sesini anlıyorlar. Bu da yapıyla özgürlük arasındaki kusursuz birleşim anlamına geliyor. Daha en baştan bizi sürecin içine soktular; mesela bana bu süreçte Banner/Hulk'ı nasıl görmek istediğimi sordular. Karakteri kaybetmeden hikâyeyi anlatmayı çok iyi biliyorlar. Bir sürü karakteri olan bu kadar destansı bir hikâyeyi anlatırken bunu yapmak zordur.

ESQ: Marvel'da olmanın sevdiğiniz yanı nedir?

M.R: En sevdiğim yanı, yetenek ve bir adalet hissinin olduğu, herkesin birbirini kolladığı ortak çalışma duygusu. Sonra Robert Downey Jr.'ın yanında olmanın getirdiği mutluluk var, o bütün bunların vaftiz babası. Bu kadar yetenekli aktörleri görmek ve elimizdeki kaynaklarla çalışmak çok heyecan verici. Her departmanda dünyanın farklı yerlerinden gelmiş muazzam yetenekler var. Irk çeşitliliğinin dürüstçe ve tam olarak ifade edildiğini gördüğümde dünyada hâlâ umut olduğunu hissediyorum. Modern mitoloji bu. Bu filmler bize bir şekilde dünyada nasıl olmamız gerektiğini anlatıyor. Politik ideolojilerden ziyade kültürel olarak bulunduğumuz yeri yansıtıyor. Etrafımız sadece en iyilerin iyileriyle çevrili. Marvel benim için bu demek.

ESQ: Seyirci bu filmde en çok neyi sevecek?

M.R: Herkesin favori bir karakteri, favori bir Marvel filmi vardır. Bunların hepsini bir arada görmek insanlar için çok heyecan verici olacak. Bunu hayal etmek, oldurmaya çalışmak için büyük bir cesaret gerekiyor ve bunun sonucunu görmek güzel. Sonra tabii Thanos ve 'la müttefikleri için büyük riskler ve tehlikeler var.

ESQ: Thanos'u görmek nasıl oldu?

M.R: Thanos, filmdeki asıl kötü karakter. Avengers (Yenilmezler; Marvel'ın süper kahraman ekibi) onun geleceğini biliyordu. Marvel'in 'Avengers' filminin sonundan beri Thanos hep vardı. Ama bunu heyecan verici yapan şey, teknolojisi. Josh Brolin'in animasyonun içerisinde karakter çalışması yaptığını ve dehşet verici bir yaratığı ortaya çıkardığını görmek muhteşem. Hareket yakalama teknolojisinin ilerlemesiyle birlikte animasyon performans sergilemeye izin vermeye başladı. Yani içinde insan özellikleri olan bir kötü karakterle işler epey çılgınlaşıyor.

ESQ: Avengers bu filmin başında nerede?

M.R: 'Kahramanların Savaşı'ndan çıkmışlar ve paramparçalar. Herkes yaralı, kızgın ve bölünmüş durumda. Sonra Thanos geliyor ve yenilmez olanın yenilebilmesi için her şeyin bir kenara bırakılması gerekiyor. Bu mücadele içlerindeki iyiyi ortaya çıkartıyor. Ve düşmanı görünce o küçük anlaşmazlıklar bir anda çok anlamsız ve önemsiz görünüyor.

BİZE ULAŞIN