Sosyal Medya ve Ekonomi

Son yıllarda en çok duyduğumuz kavramlardan biri, sosyal medya! Her moda kavram gibi; kimi zaman aşırı abartılarak kimi zamansa hakkı teslim edilmeyerek, küçümsenerek bahsediliyor, sosyal medyadan. Ama bir gerçek var ki; ülkelerde devrimler yapan, depremlerde göçük altından insan kurtaran, kendi şöhretlerini, kendi ünlülerini ve hatta kendi zenginlerini yaratan bir sihirli değnek, sosyal medya. İşin sosyolojik tarafını bırakıp, ekonomisine biraz bakalım...

Giriş Tarihi: 24.02.2012 19:17 Güncelleme Tarihi: 26.03.2012 15:24

Yazı BURAK ÜNALDI

Bizim yaşlarımızdakiler için bilginin en karizmatik kaynağı, evlerdeki kara ciltli ansiklopedilerken, şimdiki neslin; Google'ı, Wikipedia'sı, Ekşisözlüğü var. Kıskanmıyor muyuz? Delice kıskanıyoruz. Artık, bilgiye ulaşmak kolaylaştı; cehaletin mazereti, paylaşımın sınır kalmadı. Çünkü Van'daki depremden, dakikalar içinde ABD'dekinin; İngiltere'deki şarkıcının trajik ölümünden ise, saniyeler içinde Çin'dekinin haberi var.

Bilginin kutsal kaynaklarından Wikipedia, sosyal medya için der ki; "Zaman ve mekân sınırlaması olmadan paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insani iletişim şeklidir." Şöyle devam ediyor: "Sosyal medya, aynı zamanda 'Kullanıcıların Ürettiği İçerik' ve 'Müşterilerin Ürettiği Medya' kavramlarını da ortaya çıkarmış; bu yapısıyla da, ticari plandaki anlamını kazanmıştır." İşte, sosyal medyanın ekonomik önemi de, aslında tam bu tanımda ortaya çıkıyor. Bu paylaşım, insani; bu paylaşımın, zaman ve mekân kısıtlaması yok; içerik, yönlendiren tarafından değil, şimdiye kadar yönlenen kalabalıklar tarafından oluşturuluyor. Yani, daha samimi. İşte markaların, ekonomik büyüklükleri ne olursa olsun, bu ortamda var olmalarını zorunlu hâle getiren özellik bu; burada, gerçek insanlar konuşuyor, etkileşiyor. Ağızdan ağza pazarlama, teknolojiyle bir araya geliyor ve sonsuz aktörü olan bir oyun sahnesi yaratıyor.

Facebook, tabii ki halen, sosyal medya denince akla ilk gelen marka ve birçok ülkenin ekonomisinden daha büyük gelire sahip. Ayrıca bu büyük marka, global finans piyasalarını, gelecek altı ay içinde dürtmeye hazırlanıyor! Sene başında Goldman Sachs'tan gelen 1,5 milyar dolar civarındaki yatırımla halka arz sürecine hız veren Facebook, 100 milyar doların üstünde bir değerlemeyle piyasaya çıkacak gibi görünüyor. Bugün Facebook, marka değeri bir yana, dünyanın en büyük markalarının ve ticari yapılarının da bulunmak için can attığı bir medya durumunda. Markalar, Facebook üzerinde "beğen"ilmek için ciddi bütçeler harcıyor. MDG verilerine göre; tüm dünyada, sektörlerin %76'sı, sosyal medyayı iş amacıyla kullanıyor bile. Markaların %64'ünün pazarlama stratejileri ise, sosyal medyayla entegre durumda. Bu mecrayı ekonomik amaçla kullanan firmaların tamamı, ciddi maliyet kontrolü sağladıklarını; %72'si, somut iş neticeleri aldığını; %45'i ise, yeni ortaklıklar geliştirdiğini beyan ediyor. Bununla birlikte, markaların; %77'si Youtube, %75'i Facebook, %75'i blog ve %73'ü Twitter'da aktif yer alıyor.

Eski dünyada doğup varlığını bu yeni dünyada sürdürmeye çalışan bir ekonomik yapıyla birlikte; bir yandan doğumlarını da bu yeni dünyada gerçekleştiren ciddi girişimler var. Örneğin, sosyal medyada fotoğraf paylaşımı sağlayan Instagram. Ülkemizde sosyal paylaşımın fotoğrafçılık sektörüne faydası, vitrinlerine "Havalı Facebook profil fotoğrafları çekilir." yazan semt fotoğrafçılarıyla sınırlı kalırken; dünyada, havalı fotoğraf paylaşma olgusu, 13 milyon insanı Instagram'ın etrafında topladı bile. Bir yılda milyon dolarlık şirket olup sosyal medyanın en önemli figürlerinden biri olan Instagram'da, tahmin edin kaç kişi çalışıyor? Hazır olun; sadece altı! 13 milyon kişiye karşı altı kişi!

Sosyal medyanın bu kadar hızlı büyümesi ve örneğin "Arap Baharı" gibi toplumsal olaylarda oynadığı rol; artık bireylerin, şimdiye kadarki gibi sadece anlatılanları dinlemeyi değil, kendi aralarında konuşmayı istediklerini gösteriyor! İster devrim organize etmek için ister depremi haber vermek için ister kaçırılan bir geminin içinden haber vermek için ister bir filmi yorumlamak için… Ticari markaların değil, gerçek insanların gerçek sözleri önemseniyor. İşte bu da, sosyal medyanın ekonomik önemini artırmaya devam ediyor. Hatırlarsınız fıkrayı; Nasrettin Hoca, damdan düşüyor. "Hocam, hemen doktor çağıralım." diyorlar; "Doktor istemem; bana, damdan düşen birini çağırın." diyor, hoca da. Artık doktorun değil, damdan düşenlerin hikâyesini merak ediyoruz. Ve iddiaya girerim, damdan düşmüş bir milyon kişi bulabilirim!

SOSYAL MEDYAYA PARA AKIYOR

Küresel ekonomide zor bir yol olması beklenen 2012 yılı için küresel markaların sosyal medyaya ayırdıkları kaynak, geçen yıla kıyasla, şimdiden %55 artmış.

BİZE ULAŞIN