Agâh Özgüç’ten Türk Sineması’nın Marjinalleri ve Orjinalleri!

Film tarihimizin nevi şahsına münhasır isimlerinin hayat hikâyeleri de en az kendileri kadar ilgi çekicidir. Sinemamızın duayen siması Agâh Özgüç’ün Türk Sineması’nın Marjinalleri ve Orjinalleri 2 kitabı, bize bu özel insanların hayatına dokunabilme fırsatı veriyor.

Giriş Tarihi: 30.04.2018 11:09

Yazı: Ege Görgün

Ne acı ki, önüne gelenin tokadını atıp bir 'şamar oğlanı'na dönüştürdüğü Yeşilçam, kendi içinde doğurgan, çok özel bir tarih aslında. Bir nehir roman, naif bir yaşam biçimi... Öyle ya da böyle, iyi veya kötü... Kim ne dese de? Tarih o dönemi, o Yeşilçam'ı, o renkli kişilikleri toptan silip atamaz."

Kaleme aldığı Türk Sineması'nın Marjinalleri ve Orjinalleri dizisinin ikinci kitabının önsözünde Yeşilçam ve sakinleri için böyle diyor, Agâh Özgüç. Tarık Akan'dan Fikret Hakan'a, Ayhan Işık'tan Müjde Ar'a, kitapta yer alan karakterlerin hemen hepsi kendi çapında bir devrim, belki de başlı başına birer kitap konusu olacak nitelikte. Ancak içlerinden birisi var ki, Türk Sineması'na tıpkı Türkan Şoray Kanunları gibi damgasını vurdu, 'Kadirizm' sözcüğünün literatüre girmesini sağladı. Kastettiğimiz kişi geçtiğimiz günlerde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle sevenlerini korkutan Kadir İnanır'dan başkası değil elbet.

1948 doğumlu Fatsalı Kadir İnanır'ın 20 yaşında civan gibi bir delikanlıyken başlayan sinema yaşamı, dile kolay tam 50 yılı bulmuş. Ses dergisinin 'Kapak Yıldızı Yarışması'nda dereceye giremese de Saklambaç gazetesinin 'Fotoroman Oyunculuğu' yarışmasında birinci seçilir. Hemen ardından Sevim Tuna'yla Fevzi Tuna'nın çektiği 'Bağdat Yolu' fotoromanında oynar ve o andan sonra sinemada önü açılır. Kitapta Kadir İnanır'a hayli geniş bir yer ayırmış Agâh Özgüç. O sayfaların ilk paragrafında Hıncal Uluç'un ilginç bir saptaması yer alıyor. Ona göre Türk Sineması'nda 'üç Kadir' var. 1. Kadir'i şöyle tanımlıyor Uluç: "1. Gerçek Kadir... Bu harika bir insandır. Sevecen, cömert, arkadaş canlısı, hoşsohbet. Ne yazık ki, bu Kadir'i çok az insan tanır. Bu azınlık içinde oldum. Gerçek Kadir'i tanıdım ama çoğunluğa gerçek Kadir'in bu olduğunu anlatamadım. Kimse inanmadı çünkü."


Yeşilçam sinemasının renkli karakterlerinin altını çizen bu kitap, sinema tutkunlarının mutlaka arşivine katması gereken bir eser.

İnanır'ın özel hayatına da, birlikteliklerine de değinmiş kitapta Özgüç: "O, yanında görülen kadınla, gerçekten aralarında bir şey varsa yakalandığında zaten 'Eyvallah' diyecektir. Necla Nazır, Canan Yaka ve Jülide Kural birlikteliğinde olduğu gibi... Bu birliktelikler, bir yaşamın gün ışığına çıkan en doğru ve en bilinenleri. Bilinmeyenler ise kim bilir ne kadar da çoktur... O bilinmeyenler de, bir sır olarak Kadir İnanır'ın çok özel yaşamında saklıdır."

Onu kızdırdıklarında, öfkelendirdiklerinde bu konu hakkında şöyle diyecektir Kadir İnanır: "... Benim arşivim çok büyük. Üç defa söylüyorum. Yüz otuz defa söylerim. Benim arşivim çok büyük. İlişki kurduğum kadınlar hakkında bugüne dek tek bir cümle söylemedim. Gene de söylemeyeceğim. Fakat tekrar ediyorum, arşivim çok büyük..."

TUNCAN OKAN'DAN HAFTANIN FİLMLERİ

Agâh Özgüç'ün katkılarıyla yayına hazırlanan bu kitapla, Atilla Dorsay, Nijat Özön, Giovanni Scognamillo, Burçak Evren ve Halit Refiğ'in kitaplaştırılan film eleştirileri seçkisine, 1960'ların ünlü ismi ve o yılların tabiriyle ünlü 'film tenkitçisi' Tuncan Okan da film eleştirileriyle katılıyor. Kendisi aynı zamanda ülkemizde film eleştirilerindeki yıldızlama sistemi türündeki değerlendirmeyi de ilk
uygulayan sinema yazarı. Okan'ın eleştirilerinin yanı sıra sinema yazarlığından kamera arkasına geçen isimlere de değinilen kitap, sinemaya ve sinema kitaplarına meraklı olanların arşivlerinde bulundurması gereken eserlerden biri olmuş.

BİZE ULAŞIN