Daha hızlı güçlenin daha yavaş yaşlanın
01 Eylül 2014
1 / 6
Daha Hızlı Güçlenin Daha Yavaş Yaşlanın
GİRİŞ : Vücudunuzu nasıl kullanmalısınız?
Ben bir doktorum. Bu nedenle, vücudumuzun 20’li yaşlardan itibaren nasıl bir yola girdiğini iyi bilirim. Vücudunuz, 20’lerindeyken yeni bir otomobile benzer. Eğer biraz merdiven çıkarsanız ve her gün bir şişe içkiyi devirmezseniz; bu otomobil, yıllar sonra hâlâ kullanılabilir bir hâlde olabilir. Ancak onu kötü kullanırsanız, otomobilinizin bir hurdaya dönüşmesi kaçınılmazdır. Aslında 20’li yaşlar, sağlıklı bir 70’ler için çalışmalara başlamanız gereken yaşlardır. Çünkü 70’inize geldiğinizde, birden sigara içmeyi bıraksanız ve hatta spora başlasanız dahi; tüm yaşamınız boyunca sağlıklı bir hayat sürmediyseniz, bunların hiçbir anlamı yok demektir. Sonrasında, 30’lu ve 40’lı yaşlara gelirsiniz. Bazı şeyler değişmeye başlar. Mesela vücudunuzdaki testosteron oranı yavaş yavaş düşer. Buna karşılık ise, kolesterolünüz yükselmeye başlar. Bunca zaman, yedikleriniz, size kilo olarak geri dönmüyordu; değil mi? Oysa bu yaşlarda, metabolizmanız yavaşlamaya başlar ve çok yemeseniz dahi kilo alırsınız. Yaş ilerledikçe, işin içine bir de genetik girer. Belki de büyük büyükbabanız, kolon kanserinden vefat etmişti... Bu durumda, eğer kolonoskopi yaptırmak için 50 yaşına kadar beklerseniz; sonradan pişman olabilirsiniz. Unutmayın; bir şeyi bozmadan kullanmaya çalışmak, onu, bozulduktan sonra tamir etmekten daha kolaydır. Benim felsefem, problemleri oluşmadan önlemek... Sonraki sayfalarda bunun yollarını paylaşıyor olacağım.
2 / 6
Daha Hızlı Güçlenin Daha Yavaş Yaşlanın
20’LER
İYİ HİSSEDECEKSİNİZ. SADECE,KENDİNİZİ ÇOK FAZLA YORMAYIN.
AKIL SAĞLIĞI
20’li yaşlarımızda, ilk kez, gerçekten stres nedir hissederiz. Çünkü artık kendi ayaklarımızın üzerinde durmak, çeşitli sorumluluklar almak zorundayızdır. Ve bu da, insanın sinirlerinin zaman zaman gerilmesine neden olabilir. Ödenmesi gereken faturalar ya da evlilik gibi sorumluluklarımız vardır. Her şeyin okuldaki gibi güllük gülistanlık olacağını düşünürken, iş hayatına atılırız ve hiçbir şeyin, o zamanki gibi kolay olmadığını anlarız. Bu noktada, New York Presbbyterian Hastanesi Osteopati Uzmanı Dr. George Kessler, stresin vücudumuzdaki etkilerini azaltmayı öğrenmemiz gerektiğini söylüyor. “Beş yaşındayken dahi günde 10 dakika meditasyon yapmak; hatta yalnızca omuzlarınızı aşağı indirip derin nefes almak bile, sizi çok rahatlatır. Stres; kolesterolü arttıran, şeker hastalığı riskini yükselten ve daha fazla yağ depolamanıza neden olan bir etkendir. Bu nedenle, onunla nasıl başa çıkacağınızı bilmek, yararınızadır.
BEYİN
Beyin, gri ve beyaz hücrelerden oluşur. Ve 20’lerinizde,her ikisi de olgunluğa ulaşır. Bu, elbette beynin işlevi açısından iki katı hıza ulaştığınız anlamına gelmez. Fakat bilmelisiniz ki; hayatınız boyunca kafanız asla bu kadar hızlı çalışmayacak, karar verme ve duyguları yönetme konusunda da hiç bu kadar iyi bir noktada olmayacaksınız. Güney Kaliforniya Yaşlılık Bilimi Enstitüsü doktoru Christian Pike, vücudunuzun 20’li yaşlarda, testosteron üretiminde kişisel kayıt tutmaya başladığını söylüyor: “Testosteron, beynin iki farklı bölümüne yardımcı olur; esneklik ve dayanıklılık. Esneklik, beynin kendisini ayarlama ve geliştirme kabiliyetidir. Dayanıklılık ise, beyninizin gücünü ortaya koyar. Bu anlamda, testosteron önemlidir. Yalnız kötü bir haberim var; bazı idrak etme yetenekleri, zirveye çıktıktan kısa süre sonra, 20’li yaşların sonuna doğru düşüşe geçiyor. Fakat iyi haber; bunu, en azından 20 yıl geçmeden fark etmiyorsunuz.”
NE YAPMALI?
Bol bol egzersiz yapmalısınız. New York Üniversitesi Medikal Merkezi direktörü Dr. James Galvin; koşma, bisiklete binme ya da ağırlık kaldırma gibi egzersizleri öneriyor. Bu egzersizlerin, açık bir zihin; dolayısıyla da güçlü bir algılama üzerinde pek çok olumlu etkisi var. Bunun dışında, yediklerinize de dikkat etmelisiniz. Dr. Galvin’e göre, kalp sağlığı için sağlıklı yiyecekler tüketmek, beyin sağlığı için de aynı etkidedir. Taze meyve ve sebzeler, tam tahıl ve yağsız et, biraz kırmızı şarap...
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Bağışıklık sisteminiz, ergenlik dönemine girdiğinizde, tam olarak şekillenir ve o dönemden sonra, bağışıklık sisteminizin özelliklerini değiştirme şansınız yoktur.
NE YAPMALI?
Lazer&Kozmetik Merkezi direktörü Dr. Andrew Saxon’a göre; birlikte olduğunuz herkesi, HIV pozitifmiş gibi düşünmeli ve buna göre hareket etmelisiniz. Saxon, konuyla ilgili şöyle diyor: “Düşünmeniz gereken tek şey, güvenli seks ve güvenli ilişki... Mesela öpüşmeden önce, asla dişlerinizi fırçalamamalısınız. Çünkü dişlerinizi fırçaladığınızda, diş etleriniz kanayabilir ve eğer sizde bir virüs varsa; öpüşme yoluyla virüs, partnerinize bulaşabilir. Bu nedenle, öpüşme öncesi, yalnızca ağzınızı çalkalamakla yetinmelisiniz. Eğer genel olarak ellerinizi yıkıyor ve prezervatif kullanıyorsanız, muhtemelen başınıza kötü bir şey gelmeyecektir. Yalnızca, bağışıklık sisteminizi güçlendiriyormuş gibi görünen şeyleri satın almamaya çalışın.”
KOLON
Kolonoskopi yaptırmak zorunda olmadan ya da kolon nedir bilmeden, bir 25 yıl yaşadınız. Eğer ailenizde kolon kanseri geçmişi olan varsa; hemen bir kontrole gidin. Ve bu kontrolleri, birkaç yılda bir tekrarlayın. CİLT 20’ler, cildiniz için altın çağıdır. Kıymetini bilin. N E YA P M A L I? Melanom; yani cilt kanseri, erken sahalarda teşhis edildiği zaman tedavi edilebilir. Fakat siz yine de, böyle bir durumu engellemek için, daima güneş kremi kullanın. Kullanacağınız güneş kreminin ise, mutlaka en az 30 faktör olmasına dikkat edin. 30, 50 ya da 75 faktör arasında bir fark yoktur; siz, yalnızca yüzünüze bir shot bardağı kadar krem sürün yeter.
KAS VE İSKELET SİSTEMİ
Kemikler, kaslar, bağlar, eklemler ve kıkırdaklar, sizin kas ve iskelet sisteminizi oluşturur. Bu sistem, daima gelişen ve aktif kalmaya ihtiyacı olan bir sistemdir. 20’li yaşlarınızda, egzersiz yaparak, ilerisi için daha güçlü kemiklere kavuşabilirsiniz. Eğer bunu 20’lerinizde başaramazsanız, 40’larınızda çok zorlanırsınız.
NE YAPMALI?
Bol bol omuz egzersizi yapın. Egzersizlerinizi çeşitlendirin. Farklı egzersizler, vücudunuzun farklı bölgelerini geliştirir. Örneğin, haftanın bir günü esnekliğinizin artması için pilates yaparken; diğer gün, vücudun üst kısmını da çalıştırmak için bisiklete binin ya da kardiyo yapın.
3 / 6
Daha Hızlı Güçlenin Daha Yavaş Yaşlanın
30’LAR
SAĞLIĞINIZL A İLGİLİ BAZI ŞEYLERİ ŞİMDİ İHMAL ETMEK , İLERİDE DAHA BÜYÜK SORUNLARA NEDEN OLABİLİR
Dr. Harry Fish’e göre; testosteron seviyeniz 30 yaşından sonra her yıl, %1 oranında azalmaya başlar. Bu nedenle, organlarınızın düzgün bir şekilde çalışmasına yardım etmek için, aşağıdaki iki yolu tercih edebilirsiniz.
>Testosteron seviyenizi kontrol ettirin. Bu, basit bir kan testi ile belirlenir.
>Belinizi ölçün. Bel ölçünüz, boyunuzun yarısı kadar olmalıdır. Eğer bel ölçünüz, olması gerektiğinden fazlaysa; o hâlde, düşük testosteron seviyesine sahip olabilirsiniz. Unutmayın; düşük testosteron seviyesi, cinsel hayatınızı da olumsuz yönde etkiler ve cinsel açıdan düşük performansa neden olabilir.
> L’Arginine’i daha önce duymamış olabilirsiniz. L’arginine, insan vücudunda çok önemli rollere sahip olan bir amino asit türüdür ve vücutta, kan akışını hızlandırır. Dr. Harry Fish, bu amino asitin bol bulunduğu yiyecekleri yemenizi öğütlüyor; somon, kırmızı et, ceviz ve yulaf gibi...
> Güneşten korunmaya ve sigara içmemeye devam edin.
>Bir dermatoloğa giderek, cildinize baktırın. Eğer yüzünüzde, size tuhaf görünen bir ben ya da daha önce fark etmediğiniz bir leke oluştuysa, doktorunuz sizden biyopsi isteyebilir.
> Doktorunuzdan D vitamini seviyenizi kontrol etmesini isteyin. D vitaminini, güneşten ve yediklerinizden alırsınız. Eğer vücudunuzda D vitamini eksikliği varsa, takviye isteyin. BEYİN Ne yazık ki, gri ve beyaz bölgeler, artık yavaş yavaş daralmaya başlıyor. Diğer bir deyişle, beyniniz her yıl yoğunluğundan 0,2 oranında hacim kaybediyor. Bu da, beynin işleme hızını yavaşlatıyor. Ancak telaş yapmayın, oluşan bu farkı henüz anlayamazsınız.
NE YAPMALI?
>Artık egzersiz ve beslenme daha da önemli bir hâl alır. 20’lerinizde, bunun önemli olduğunu söylemiştik; fakat şimdi, çok daha önemli olduğunu bilmelisiniz.
> Saçlarınız dökülmeye mi başladı? Bu durum, genellikle, genetiğinize bağlı olarak oluşur. Bu nedenle, rahatlayın, sağlıklı bir hayat sürmeye çalışın ve işleri akışına bırakın. Fakat yine de, jöle, köpük gibi sık kullanıldığı takdirde saçınız için zararlı olan ürünlerden uzak durmaya çalışın.
> Herkesin saçı vardır; hatta kellerin bile... Hayır, şaka yapmıyoruz. Yalnızca onların saçları, görülmeyen tüylerden ibarettir. Ve eğer başınızda, bu tür tüylerden çıkmaya başladıysa; kelleşme de başlamış demektir. İşin daha kötü bir hâle gelmemesi için, aşağıdaki iki yoldan birine başvurabilirsiniz.
> İlk etapta, en iyi tedavi yöntemi, eczanelerde de satılan ve saç dökülmelerinde etkili olan ilaç türlerine yönelmenizdir. Bu anlamda, tercih edebileceğiniz ürünlerden biri Ducray’in “Anaphase” adlı ürünü olabilir. Yine de bu tarz ürünlerin, libidoyu düşürmek gibi yan etkileri konusunda dikkatli olmalı ve doktorunuza danışmadan, kullanacağınız ürüne karar vermemelisiniz.
>Ayrıca, lazer tedavisini de deneyebilirsiniz.
4 / 6
Daha Hızlı Güçlenin Daha Yavaş Yaşlanın
40’LAR
YAVAŞLADIĞINIZI KABUL ETMEYİN. SAKIN!
CİLT
Eğer yıllar boyunca güneş ışınlarına fazlaca maruz kaldıysanız; artık, her insan gibi etkilerini görmeye başlamışsınız demektir. Kırışıklıklar, bazı lekeler, belki burun ve çene çevresinde çatlamış kan damarları... “Bazı erkekler için, 40’lar, kozmetik ürünlerini düşünmeye başladıkları ilk yaşlardır. Daha kusursuz bir cilt için, kremlere başvurmaya başlarlar. Oysa bu kremler için, 40’lı yaşlar, geç yaşlardır.” diyor, dermatoji uzmanı Mathew Avram. Yani krem kullanmaya daha erken yaşlarda başlamalıydınız. Geçmiş olsun!
> Kremlerin dışında erkeklerin başvurduğu bir diğer yöntem ise, yine lazer tedavisi... Açık konuşmak gerekirse, lazer tedavisi, kırışıklıkları kapatmada ve yaşlanma belirtilerini kapatmada daha etkili bir yöntem.
KOLON
Bu bölümde, hiçbir sorun olmamalı!
KALP
Çok çalışıyorsunuz. İş alanınız ne olursa olsun; iş dünyası, bir yarış gerektirir ve yorucudur. Bu yaşlarda, kalbinizle ilgili en büyük sorununuz ise, egzersiz yapmıyor oluşunuzdur. Bahane olarak, zamanınızın olmadığını öne sürebilirsiniz. Böylece, git gide daha fazla kilo almaya başlarsınız. Ve kalbiniz, daha fazla yorulur. Tansiyonunuz, kolesterolünüz yükselir ve bir gün tüm bunlar, yaklaşan bir kalp krizinin habercisi oluverir. Bu nedenle, gününüz ne kadar yoğun geçerse geçsin, spor yapmayı ihmal etmeyin.
GÖZLER
Gözlerinizin bozuk olduğunu düşünmüyor olsanız dahi, 40 yaşında mutlaka bir göz muayenesi olmalısınız. Bu dönemde, göz tansiyonu ortaya çıkabilir. Ya da şeker hastalığına bağlı bir görme bozukluğu yaşayabilirsiniz. Bu nedenle, özellikle şeker hastalığınız varsa; mutlaka, yılda bir kez göz muayenesine gidin.
NE YAPMALI?
>Eğer kontrollerinizde göz tansiyonu riski çıktıysa, uygulanabilecek pek çok tedavi yöntemi olduğunu bilin ve telaş yapmayın.
>Bu yaşta yapabileceğiniz en iyi şey, gözlerinizi korumaktır. Bunun için; rüzgârdan uçuşan tozlara karşı her mevsim mutlaka güneş gözlüğü kullanmalı ve göz için faydalı yiyecekler tüketmelisiniz.
5 / 6
Daha Hızlı Güçlenin Daha Yavaş Yaşlanın
50’LER
KONTROLLERİNİZİ AKSATMAYIN VE SEKS YAPMAYI UNUTMAYIN...
KALP
Kalbinizi korumanız için yapmanız gerekenler, yaşlandıkça çok fazla değişmez. Bol egzersiz yapmalı, biraz bile kilo alsanız mümkün olan en kısa sürede o kilodan kurtulmalı ve sigara içmemelisiniz. Bunları, 10 yıl önce de yapmanız gerekiyordu, 10 yıl sonra da yapmanız gerekecek.
NE YAPMALI?
> Herkes tarafından bilinir ki, 50’lerinizde bir kalp sorunuya karşılaşmanız, 20’lerinize oranla çok daha yüksek bir ihtimaldir. Üstelik bu dönemde çıkan kalp sorunu, tedavi açısından da daha zorlu geçer. Ne de olsa yıllarca sigara içilmiş, sağlıksız beslenilmiştir. BEYİN “İşte bu dönem, beyniniz için en güçlü dönem!” diyor, Dr. Galvin. 50’lerinizde, beyniniz, en önemli noktadır. Neden mi? Çünkü tam 50 küsur yıldır yaşıyorsunuz. Artık anılarınız var. Bu nedenle de beyniniz, karşılaştığı her şey hakkında bir fi kre sahip. Evet, beyninizin hızı yavaşlıyor; ancak, edinmiş olduğunuz tecrübeler o açığı kapatıyor. Diğer bir deyişle, zekâ açısından aktiviteleriniz yavaşlıyor olsa da; bilgi, yetenek ve görüş kazanıyorsunuz. Unutmayın; 30 yaşındaki bir insan, sorulan sorulara çok daha hızlı yanıtlar verebilir. Ancak o kişi, 50 veya 60 yaşındaki bir insanın yetkinliğine asla sahip olamaz. Bu nedendendir ki önemli şirketlerin genel müdürleri ya da CEO’ları hep bu yaşlardadır.
NE YAPMALI?
> Obezite derecesinde kilo almamaya, şeker hastalığına ya da yüksek tansiyon hastalığına yakalanmamaya dikkat edin.
> Şimdi beyninize kafa tutma zamanı. Çok fazla tecrübe edindiniz, fakat yine de daha önünüzde pek çok tecrübe edilmemiş olay var... Bu nedenle, ilginizi çeken şeylere yoğunlaşın.
> Scrabble oynayın. Basit görünebilir; ancak beyninizi çalıştırmada ve onu daha güçlü hâle getirmede, bu oyun bir numaradır!
>Bir diğer ipucu ise, öğretmek... Birine bir şey öğrettiğiniz zaman, bu, beyninizi iki kat fazla çalıştırır. Mesela birine, eğer biliyorsanız, nasıl gitar çalınacağını öğretebilirsiniz...
EREKSİYON DURUMU
Eğer ereksiyon olma konusunda sıkıntı çekiyorsanız; bu du- rum, sağlığınızla ilgili bir sorun olduğunu gösterir. Mesela kalp hastalığı gibi... Ayrıca, yüksek kolesterole sahip erkekler, ereksiyon sorunu yaşamaya daha yakındır.
NE YAPMALI?
> Dr. Fish, aşağıdaki beş noktayı her zaman; özellikle de 50’li yaşlara geldiğinizde aklınızdan çıkarmamanız gerektiğini söylüyor:
• Tansiyon
• Glikoz seviyesi
• Kolesterol
• Testosteron
• Prostat
> Özellikle de prostat kanseri taraması olan PSA testini, mutlaka yaptırmalısınız. Bu test, enfeksiyon ya da büyüme gibi birden fazla prostat sorununu ortaya çıkarıyor. “Prostatınız, yaşınız ilerledikçe büyür. Fakat buna rağmen, eğer gece sık sık tuvalete kalkıyorsanız, tuvaletinizi yaparken yanma hissediyorsanız ve tuvaletiniz bittiği hâlde hâlâ birkaç damla daha işiyorsanız; tüm bunlar, prostat sorununuz olduğunu gösteriyor olabilir.
CİLT
Cilt kanseri, yaşlandıkça daha da önemli bir hal alır. Çünkü cildiniz, elastikiyetini kaybeder ve sarkar. En çok sarkma yapan yerler, gıdık bölgesi ve boyun çevresidir. Bu, artık 50’lilerinizin içinde olduğunuz için kaçınılmazdır. Yine de bu sarkmaları ve dolayısıyla cilt kanserini önlemek için yıllar öncesinde bazı önlemler aldıysanız, bu durumdan mümkün olan en az hasarla kurtulursunuz. Aklınızda olsun...
NE YAPMALI?
> Güneş lekeleri ya da kırışıklıklar... Vaktiyle dikkatsiz davrandıysanız, artık her ikisinden de yüzünüzde bolca var demektir. Eğer onlardan pek haz etmiyorsanız, bir dermotolağa giderek lazer tedavisi için randevu alabilirsiniz.
6 / 6
Daha Hızlı Güçlenin Daha Yavaş Yaşlanın
60’LAR
BELKİ DE VÜCUDUNUZUN BİRKAÇ NOKTASI PASLANACAK . YİNE DE ONLARI TAMİR ETMEYE , KULLANMAYA VE YOLUNUZA DEVAM ETMEYE ÇALIŞIN.
BEYİN
Değişiklikler, çok belirgin bir şekilde fark edilecek. İyice yavaşlamaya başlayacaksınız. Ama bu yavaşlama o kadar adım adım belirecek ki siz yine bu durumu fark etmeyeceksiniz. Artık beyniniz, yoğunluğundan, her yıl %0,5 oranında bir hacim kaybedecek. Seratonin, dopamin gibi yan hormonlar da düşüşe geçecek. Haberiniz olsun...
NE YAPMALI?
> Pek çok insan, emekli olduktan sonra kendine ikinci bir kariyer yolu çizer. Tabii bu yeni yolda, daha fazla eğlence vardır. Bu, beyninizi çalıştırmak ve eski fonksiyonlarına nispeten ulaşmasını sağlamak için en iyi yol. Siz siz olun, emekli olduktan sonra evde oturmak yerine, kendinize yeni bir iş edinin.
> Sağlıklı insanların hobileri vardır. Daha önce denemediğiniz hobiler edinmeye ne dersiniz?Alzheimer ile başa çıkmanın en etkin yollarından biri, beyni meşgul etmektir. Bu anlamda, satranç ya da briç gibi oyunlara da yönelebilirsiniz.
>Arkadaşlarınızla ilişkinizi koparmayın. 2010 yılında yapılmış bir araştırmaya göre; arkadaşlarıyla bol vakit geçiren insanların Alzheimer’a yakalanma olasılığı, ciddi oranda düşüyor.
>Mümkün olduğunca sık seks yapın.
KALP
Eğer şeker hastalığınız yoksa ve aile geçmişinizde de bir kalp hastası bulunmuyorsa, o halde bir kalp krizi geçirme riskiniz, 50’li yaşlarınızda daha düşüktür. Fakat bu tez, 60 yaşınıza geldiğinizde geçerliliğini kaybeder. Çünkü 60’lı yaşlarda risk artar. Özellikle de sigara içiyorsanız...Unutmayın, kan damarlarınızdaki ufacık bir tıkanıklık, ani bir kalp krizine ve dolayısıyla ölüme neden olabilir. Doktora gitmeyi ihmal etmeyin!
ÜROLOJİ
Her ne kadar pek çok erkek ürolojinin sadece cinsel rahatsızlıklarla ilgili bir bilim dalı olduğunu zannetse de, aslında bu dalın; prostat kanserinden testis kanserine, böbrek taşlarından mesane kanserine kadar ilgilendiği pek çok hastalık var. Bu yüzden, ürolojik muayenenin utanılacak bir tarafı olmadığını bilin ve sadece cinsellikle ilgili sorunlarınız olduğunda değil, gerekli kontrolleri yaptırmak için de sık sık ürologunuzu ziyaret edin.
>Bir Uyarı: Mesane kanserinin en büyük ve hemen hemen tek nedeni, sigaradır. Sigara içmeyen çok az kişinin, mesane kanserine yakalandığı tespit edilmiştir. Hayatınız boyunca vücudunuza bağlı bir idrar torbasıyla yaşamak istemiyorsanız; sigarayı derhal bırakın.
GÖZLER
Her yıl yılda bir ya da iki kez göz muayenesi yaptırmalısınız. Katarakt ya da farklı bir göz hastalığını ne kadar erken teşhis edilirse, o kadar kolay tedavi edilebilir.
İSKELET VE KAS SİSTEMİ
Kireçlenme: Sık sık diz kapaklarınız ve kalçalarınız mı mal. Çünkü muhtemelen, yıllar boyunca kemiklerinizi güçlendirici besinler tüketmek konusunda hassas davranmadınız. İşte bu nedenle artık yağmurun yağacağını hissediyor ve müthiş bir ağrı hissediyorsunuz. Hayır, değişen hava şartlarında veya yağmur yağacağı zaman duyduğunuz bu ağrı, kesinlikle psikolojik değil. Bu durum, basınç değişiminden dolayı eklemlerinizin sertleşmesinden kaynaklanıyor. Bu ağrıları en aza indirmek için eklem yerlerinizdeki kasları mümkün olduğunca güçlendirmelisiniz. Oturduğunuz yerden dahi yapabileceğiniz çeşitli hareketler, bu anlamda size yardımcı olacaktır.
Esquire Dergisi'nin Mayıs 2013 sayısından alınmıştır.