 |
GİDENLERİ ANLAYABİLMEK
Başlığa bakarak, duygu yüklü satırlar yazacağımı zannetmeyin. Ha, belki yazının ilerleyen noktalarında bir tıkanma yaşarsam, olayı duygusala bağlayabilirim; kapıyı açık bırakmakta fayda var.
Yazıyı kaleme aldığım gün, Galatasaray, uzun zamandır peşinde koştuğu Lucas Neill'e imza attırmıştı. Haberi alır almaz, İnternet'te bir gezinti yaptım. Uzmanı bol spor sitelerinde, envai çeşit yorum vardı. İlginç olan, yorumların hiçbirinin orta yollu olmamasıydı. Yani o kadar kişiden biri de çıkıp, "Hoş geldin, başarılı olmanı dilerim." yazmamıştı. Hadi, fanatiklik seviyesinin ağır bastığını düşünüp, işin başarılar dilemek kısmında fazla iyimser olduğumu düşünelim; ama bir Allah'ın kulu da "Hoş geldin." demez mi? Hani misafirperverlik, bizim insanımızın en büyük özelliğiydi. Beddua mesajlarını saymıyorum bile. Zaten onlar belli bir noktadan sonra, iki tarafın birbiriyle küfürleştiği mesajlaşmalar hâlini alıyor ki; anlatılmaz, yaşanır. Son günlerde en büyük zevklerimden biri, haber altı yorumlarını okumak. Lucas Neill'in transfer haberiyle başlayan yorumlama süreci, bir noktadan sonra, aile efradının da "sitayişle" anıldığı bir küfür düellosuna dönüşüyor. Biz, olduğu yerde duranla bile kavga ediyoruz; gideni nasıl anlayalım? Bu cümle, dağıttığımı hissettiğim konuya tekrar dönmek içindi. Tekrar okuduğumda ben de bir şey anlamadım ama silmeye de üşendim açıkçası. Gideni anlamak nasıl oluyor biliyor musunuz? Transferin tamamladığı gün, yerel medyadaki turumdan sonra, önce Everton kulübünün resmÃ'Â'Ã'Â'Ã'Â'Ã'® İnternet sitesini, daha sonra da taraftarların oluşturduğu İnternet platformunu ziyaret ettim. Takımın menajeri David Moyes, Galatasaray'ın teklifini kabul edip, takımından ayrılan Lucas Neill için aynen şu cümleleri kurmuş: "Lucas bu yaz takıma katıldığında, herkesin, formuyla ilgili endişeleri vardı. Ama o, yapabileceğin en iyisini yaptı. Biz ona yükselme fırsatı verdik, o da bunu iyi kullanarak, takımına hizmet etti. Kendisine transfer teklifi geldiğini söylediğinde, kararını özgürce verebilmesi için Galatasaray yöneticileriyle görüşebileceğini söyledim. Oradan, çok iyi bir teklif aldı. Belki biz böyle bir teklif sunamayacaktık. Tanrı'nın, Lucas'ın yanında olmasını diliyorum." Transfer haberinin duyulmasının hemen ardından, takım taraftarlarının üye olduğu İnternet sitelerinde de benzer yorumlar vardı: "Lucas, şans seninle olsun!" "Lucas, bizi özlemeyeceksin; çünkü artık en az bizim kadar ateşli taraftarların olacak." "Lucas, Godisson Park seni özleyecek." Pekâlâ taraftarlar, Lucas Neill'i hain ilan edip küfürler yazabilirdi; ama yapmadı. Onlar, gidenin mutlaka bir sebebi olduğunu bilip, gidişlere saygı duydu. Çünkü onlar, "gidiş" kelimesinin aslında tek taraflı bir durumu anlattığını biliyordu. Çünkü gidene sorsanız, "gitmek" psikolojisi içinde olmadığını söyler. Çünkü o gitmemektedir; gitmek, kalanın dünyasındaki bir anlatımdır. Biri kalmıştır, diğeri yeni bir başlangıca yol almıştır; o kadarÃ'Â'Ã'¦ İşte biz; gidenleri anlayabildiğimiz, onlara küfretmediğimiz, "hain", "kalleş", "şerefsiz" damgası vurmadığımız zaman daha mutlu bir toplum olacağız, belki de, Benim diyeceğim budur...
|
 |