Türk erkek giyiminin en iyi üç F'si Afffair

Pitti Uomo kapsamında yepyeni bir Türk markası görücüye çıktı ve fuarın 'Alternative Set' adıyla gerçekleşen gerilla sunumlarından birinde koleksiyon sunumu gerçekleşti.

Azerbaycanlı Rufat İsmayil ile İstanbul'da tanıştık. Pitti Uomo öncesi markasını ve koleksiyonunu bizzat anlatmak istemişti. Önceleri modellik yapmış, uzun süre İstanbul'da yaşamış olan İsmayil, modaya olan tutkusunu ortağı Ali Behnam Bakhtiar'la kurdukları 'Afffair' ile hayata geçirmiş. "Neden üç 'F'?" diye soruyorum ister istemez. Marka adının içinde İngilizce 'Fashion, Fabulous ve Forward' kelimelerinin altını çizmek istediklerini söylüyor. Yani; 'Moda, Müthiş ve İleri'.

Yola çıkarken, farklı kültürleri birbirleriyle ve geleneksel elementleri güncel çizgilerle birleştirerek spor-şık, oldukça aristokratik hatta biraz züppe ancak ayakları yere basan günümüz şehirli erkeğini hedef almışlar.

İran Prensesi Süreyya, Ali Behnam Bakhtiar'ın büyük teyzesi olunca, saray asaleti ve lüks hissi tüm koleksiyona yayılıyor. Kariyerine Paris'in Dior, Chanel, Lacroix gibi moda evlerinde tasarım yaparak başlamış Bakhtiar. Bugün kendi adıyla kurduğu etkinlik tasarım şirketiyle dünyanın önde gelen isimlerinin en özel davetlerine imza atıyor.

2014'e gelindiğinde ikilinin hayal ettiği erkek tasarımlarından oluşan markalarını lanse etmelerinin vaktinin geldiğini düşünmüşler. Bu markayı en güzel şekilde temsil edecek olan şehir onlara göre İstanbul. Bu nedenle marka İstanbul'da bir Türk markası olarak kuruldu. "Farklılıkları kucaklayan, Doğu'yla Batı'yı birleştiren kozmopolit yapısıyla, markamızı daha doğru yansıtan bir şehir olamazdı." diye anlatıyorlar. Türk olduklarını saklamaya çalışan markalara inat; her fırsatta Türk olduğunu vurgulayan Afffair, klasik erkek giyiminden farklı malzemeler ve kendi çizgileriyle uzaklaşıyor.

Kreatif fikirlerin tasarıma, tasarımın üretime dönüştüğü bir zincirin son halkası olarak ortaya çıkan Afffair'in 2015 Sonbahar-Kış Koleksiyonu, farklı detaylarıyla öne çıkıyor. 'Lüks Spor Giyim', 'Smart-Casual' ve 'Resmi Giyim' olarak üç bölüme ayrılan koleksiyon için İsmayil, "Afffair tasarımları, ilhamını doğada bulunan doku ve güzelliklerden alıyor." diyor. Deri, süet, kürk ve egzotik deriler koleksiyonun en sıradan olabilecek parçalarını başkalaştırıyor. Siyah, beyaz ve nötr tonlardaki parçalar, gelecek kışın ana rengi konyak, hâki ve kahvelerle tamamlanıyor.

Fermuarlı bir sweatshirt, Amazon'larda yaşayan Arapayma balığı derisiyle bambaşka bir hal alıyor. Spor ceketlerin dirseklerinde ve kol boyunca devam eden timsah sırtı, piton gibi parçalar yer yer nubuğun lazer kesimle hareketlenişine şahitlik ediyor. Ceketlerin sırtlarına gizlenmiş büzgülü sırt çantaları, farklı ön kesimde hatta kimi zaman 'şal yaka'nın hakkını veren ceketler ve resmi giyimde açık papyon gibi duran yakalarla farklılaşan gömlekler... Hepsi erkek giyiminde hâlâ keşfedilecek çok şey olduğunun altını çiziyor adeta.

Koleksiyon ilk kez 87'nci Pitti Uomo Fuarı kapsamında, stant ve 'Alternative Set' sunumuyla görücüye çıktı ve büyük ilgi gördü. Elbette koleksiyonu tamamlayan etkileyici sunumun da katkısı büyük. Ve tabii ki bu etkinliğin altında da, Bakhtiar'ın etkinlik şirketinin imzası var.

Fuarın hemen akabinde Milano Moda Haftası takviminde koleksiyon sunumu gerçekleştiren marka, aynı zamanda büyük bir partiye de imza attı. Milano'daki Serbelloni Sarayı'nda gerçekleşen gecede, semazen gösterisi izleyicileri büyülerken, gece boyu DJ performansı herkesi ayakta tuttu.

Floransa ve Milano'yu fetheden Afffair, daha şimdiden gözünü Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul, akabinde VIP Dubai ile Türk ve Orta Doğu pazarına dikmiş gözüküyor.

Zira Afffair, üçüncü F'inin hakkını vererek daha ileri gideceğinin sinyallerini veriyor...

Yazı: Serhat Şengül

BİZE ULAŞIN