Bu ikilinin tamir edemeyeceği otomobil yok!

Klasik otomobiller her dönemde erkeklerin ilgisini çekmiştir. Çünkü yolda ilerlerken bile sürücünün ait olmadığı bir dönemin havasını soluturlar. Mike Brewer deneyimli bir satıcı. Yanında da otomobillerin hastalıklarından anlayan ve şifa veren bir tamirci olan Ant Anstead var. ABD’yi baştan aşağı dolaşıp iyi otomobilleri iyileştirip yeni sahiplerine teslim eden bu iki yetenekli adamla konuştuk.

Röportaj: Emrah Saka

ESQUIRE: Tamir masraflarını da kattığımızda hesabınıza göre projelerin yüzde kaçı kârlı oluyor? Bu programda asıl amacınız nedir?
Mike Brewer: 'Tamirat Tadilat'ta biz, izleyiciye bu onarımları kendilerinin nasıl yapacaklarını öğretmeye çalışıyoruz. Size tamiratların ne kadar zaman alacağını göstermek istiyoruz. Bu aslında daha çok nasıl bir proje seçtiğinize bağlı. Ne kadar az zaman harcarsanız o kadar daha fazla kazanma şansınız oluyor. Ancak işi yapmayı sevdiğinizden ötürü kendiniz yapıyorsanız gerçekten zevk alacağınızı söylemek doğru olur. Bu sayede hobinizi, para kazanabileceğiniz bir işe dönüştürebilirsiniz. Bu nedenle, 'Tamirat Tadilat'ta işçilik maliyetini dahil etmiyoruz. İşi kendiniz yapacaksanız iyi para kazanma şansınız oldukça yüksek. Ancak, işi bir restoratör ya da tamirhaneye yaptırırsanız açıkçası işçilik masraflarını ve onarım masraflarını ödemek zorunda kalacaksınız. Ve şans şu ki, para kazanabilmek için rakamlara çok çok dikkat ederek çalışmanız gerekir.

ESQ: Sizce neden program bu kadar popüler?
M.B.:
'Tamirat Tadilat' televizyondaki 19. yılını devirdi ve dünyanın dört bir yanında popüler. Dünyada yayınlanmadığı herhangi bir yer kaldığını düşünemiyorum. Ve bence bunun sebebi 'Tamirat Tadilat'ın köklerine sadık kalması. Bu; otomobil satın almaya, tamir etmeye ve daha sonra da satmaya odaklanan mütevazı bir program ve bundan başka bir şeymiş gibi yapmaya çalışmıyoruz. Düşünüldüğü gibi gürültülü ve birbirine sürekli bağıran kişiler değiliz. Dövmelerimiz veya sakalımız yok. Biz olan motoru çıkarıp onun yerine kocaman bir motor takıp hızlı gitmeye çalışmıyoruz. Satışta olan otomobilleri almaya çalıştık. Bu araçlar neredeyse hurdaya çıkmak üzere ve biz de bunları tutkuyla, sevgiyle ve coşkuyla hayata döndürmeyi deniyoruz. Sanırım insanları çeken şey de bu. 'Tamirat Tadilat'ın samimiyetine bayılıyorlar; bence programın başarısı bu samimiyete dayanıyor.

ESQ: En zor otomobil hangisiydi?
M.B.:
Üzerinde çalışılması en zorlu otomobillerden biri kesinlikle Chevy Bel Air'di. Tamir etmek iki hafta süreceğine bir ayı buldu. Restore edilmek istemeyen otomobillerden biriydi, ama biz onu kurtardık. Bugün hâlâ o otomobilin fuarlara gidip kupa kazandığını söylemekten memnuniyet duyuyorum. Ama gelecek sezonda, sanırım bir Ford Ranchero bizi zorlayacak.

Ant Anstead: Ranchero atölyeye geldiğinde harap olmuş haldeydi. Otomobilin her bir noktası, krom bölümler ve kollar da dahil olmak üzere bir fırça ya da süngerle elle siyaha boyanmıştı. Doğru tabirle öldürülmüştü ve itiraf etmeliyim ki, ondan pek de umutlu değildim. Aracı Mike satın aldı. Durumu ne kadar kötü olursa olsun otomobilin temelleri iyiydi ve bu serinin sonunda, gerçekten güzel bir makineye dönüştürdüğümüzü söylemeliyim.

ESQ: Bir otomobil satın almak ve / veya onarmak için bazı tavsiyeleriniz var mı?
M.B.:
İlk tavsiyem, otomobili restore etmek veya onarmak istiyorsanız garajınızı doldurmadan önce kitaplığınızı doldurmanız, çünkü bilgi güç demektir. Ayrıca, yerinizde olsam araç kulüplerine katılırdım. Ulaşmak istediğiniz bilgileri online edinebilirsiniz, araç sahipleri daha önce karşılaştıkları problemlerle nasıl baş ettiklerini sizinle paylaşacaktır.

ESQ: Tamir edemediğiniz ya da ilgilenilmediği için hiç satamadığınız herhangi bir otomobil oldu mu?
A.A.:
Bu çok iyi bir soru. Şu ana kadar, 160 otomobilin restorasyonundan sonra, şimdiye kadar hiç kimsenin istemediği bir otomobil satın aldığımı sanmıyorum. Sonunda satılmasının kolay olacağını bildiğim araçlara konsantre olma eğilimindeyim, bu sebeple ikonik olmalılar. Ve şimdiye kadar, bir tanesini bile satmak için mücadele etmedim, ancak bunun gelecekte olmayacağını da söyleyemem.
M.B.: Kendine güven, daha fazla satacağız.

ESQ: Yeni sezonda en çok hangi otomobilin restorasyonundan en çok gurur duydunuz ve hangisini tamir etmek en zoruydu?
M.B.: Önümüzdeki sezon yayımlanacak bölümlerde tamir edilmesi gerçekten zor olan otomobil, Ant'in de dediği gibi Ford Ranchero'ydu. 1964 yılına ait bu ilk pikap kamyon, restorasyon için oldukça zordu. Restorasyonundan gurur duyduğumuz iki araç var: Benim otomobilim 1965 Austin-Healey 3000 ve yeni sezonu açtığımız Ant'ın otomobili Ford Escort RS.

ESQ: Her gün kullandığınız ya da her gün kullanmayı düşlediğiniz otomobil nedir?
A.A.:
Benim günlük aracım Land Rover Discovery 3'tür. Onu o kadar çok seviyorum ki yaklaşık iki yıl önce motoru havaya uçurduğumda da ondan vazgeçmedim ve gidip 500 pounda ikinci el bir motor satın aldım.

ESQ: Peki televizyon programı nasıl ortaya çıktı? Sokaktaki insanlar sizi tanıyor mu?
M.B.:
Ben gerçek bir otomobil satıcısıyım. Otomobil ticaretine başladım, bir otomobil bayisinden otomobil aldım ve sattım. Sonunda da bir otomobil bayisine sahip oldum. 20 yıl önce, program yapımcısı ve sunucusu olarak televizyon dünyasına giriş yaptım. Fakat son altı yıldır otomobil bayiliğine döndüm, eşim Michelle'le birlikte Birleşik Krallık'ta ayda yaklaşık 600 araç sattığımız bir işimiz var. Ayrıca İngiltere'de 150'den fazla kişiye istihdam sağlıyoruz ve bununla gurur duyuyoruz. Beni ben yapan da bu. Birleşik Krallık'taki çoğu insan, 20 yıldır televizyonda olduğum için beni benzin alırken, markete giderken ya da sokakta yürürken tanıyor. Bu yüzden gittiğim her yerde tanıdıkları gibi karşılanıyorum, fakat şimdi program dünya çapında yayımlanıyor. Şili'de, Brezilya'da, Polonya'da, Macaristan'da, Fransa'da, Almanya'da ya da Hollanda'da; dünyanın neresinde olduğum önemli değil. Birisi muhakkak kim olduğumu bilir, çünkü program her yerde izleniyor.

A.A.: Televizyon programı yapmanın dışında, ben de bir otomobil ustasıyım. Çocukluğumdan beri otomobilleri toplayıp restore ve tamir ediyorum. Daha ehliyet almadan, 16 yaşındayken ilk otomobilimi yaptım. Bir araç şirketi kurdum. Bir sürü tek seferlik ve otomatikleştirilmiş çizim yapıyorum. Canlı sahne şovlarında ve hayır kurumlarıyla çalışmak gibi başka projeler için beş altı yıl boyunca Mike ile çalıştım. Bu arada yarışlara da katılıyorum. Ne yazık ki kaza yapıp duruyorum.

ESQ: Günümüzde piyasada olan ve 30 yıl içerisinde 'klasik' sınıfına gireceğini düşündüğünüz bir otomobil var mı size göre?
M.B.:
Evet, BMW Mini Cooper 2001 modeli; bence gayet iyi bir model.
A.A.: Ben herhangi bir Jaguar 'özel araç projesi' diyeceğim.
M.B.: SVR.
A.A.: Yani, 'özel araç' grubunda olan herhangi bir Jaguar düşünüyorum, bu yüzden yeni S-Type çok ama çok güzel.
M.B.: Land Rover Defender, geçtiğimiz yıl üretimi durdurdu ki son 12 ayda otomobillerin önde geleniydi. Kesinlikle 30 yıl içinde en çok toplanan otomobil olacak.

ESQ: Dodge Challenger ya da başka bir model de bu sınıfa alınabilir mi?
M.B.:
Evet, sanırım Dodge Challenger R / T ve ABD'deki 5lt'lik Mustang benzeri otomobiller bu listeye girer. 30 yıl içinde, 1960'ların Camaro'su, Dodge'u ve Mustang'i gibi olacaklar. Böylece geleceğin klasikleri haline gelecekler. Özellikle de Amerikan pazarında böyle olacağını düşünüyorum.

BİZE ULAŞIN