 |
Selvi boylum AL BUNDY'im
Al Bundy... Bu ismi ne zaman duysak ya da "Married With Children (Evli ve Çocuklu)" dizisini ne zaman izlesek bu adama hep "zavallı" gözüyle baktık. Yüzüne yerleşmiş o umutsuz bakışı, bıkmışlığı ve her seferinde kaderine terk edilmiş gülümsemesine bakıp bakıp bir çok erkeğin aslında benzemekten korktuğu ama zaman zaman da olsa idol olarak benimsediği bir kahramandır Al Bundy. Yemek yapmayan, seksten başka hiçbir şey düşünmeyen, kocasının kredi kartlarının limitini dibe vurduran, çocuklarını çok fazla umursamayan bir kadın: Peggy. Ve çocuklar... "Prezervatifsiz seksin cezası bu olmamalıydı!" diyen Bundy çiftinin ilk hatası aptal sarışın Kelly ve adını bir bira markasından alan, şişme kadınlarla yatan Bud... Peki, tüm bu insanlarla dolu bir hayata sahip olan Al Bundy neden bir idol olmuştur? Durum o kadar vahim midir?
"Kaybeden" ikonu Al Bundy Lisenin en popüler adamı ve okul futbol takımının yıldızı olan Al Bundy, tüm kazanımlarını bu yıllarda elde etmiş ve peşi sıra yaptığı hataların kurbanı olmuştur. Bir maçta yaptığı dört "touchdown" ile adından hâlâ söz ettirmesine rağmen bu mutlu günleri ancak hafızasında yaşayabilmektedir. En büyük hatasını okulun en güzel kızlarından Peggy ile evlenerek yapar. Peggy'nin güzelliğine tav olan Al, onunla evlendikten sonra nasıl bir yaratığa dönüşeceği konusunda en ufak bir fikir sahibi bile değildir. Evlilik hatasının üzerine birbirinden gereksiz iki de çocuk sahibi olan Al, prezervatifsiz seksin cezasını hayatının sonuna kadar çekmek zorunda kalır. Cebindeki tüm parasını karısı Peggy ve çocuklarını kendinden uzak tutmak için harcayan Al'ın kredi kartlarının limiti her geçen gün tükenmekte ve bu durum Al'ın daha fazla sayıda şişman ve huysuz Amerikalı kadına ayakkabı satmasını gerektirmektedir. Bir zamanların en yakışıklı ve popüler adamı bir anda "looser (kaybeden)" ikonuna dönüşmüştür.
Bir idol olarak Al Bundy "İdolüm Al Bundy!" Bu sözü bir çok kez duymuş olabilirsiniz. Al Bundy "Married with Children" dizisinin başkahramanıdır; ama mutsuz bir erkek, mutsuz bir baba, mutsuz bir koca, mutsuz bir satıcıdır. Baştan aşağı mutsuzdur işte! Bundy bile hayatının ne kadar berbat olduğunu her bölümde yinelerken (bkz: Al Bundy'den inciler) onu idol olarak kabul edenler Al Bundy'nin hayatının hangi enfes(!) kısmına özeniyor olabilir? Evet, her ne kadar nefret ettiğini söylese de karısı Peggy'i dövmüyor, kovmuyor veya öldürmüyor. Çocuklarıyla ilgilenmiyor ama en azından oğluna "Sen bir babanın kazara sahip olabileceği en iyi evlatsın." diyebiliyor. Kötü kalpli biri değil Al Bundy; ama onu bir idol yapan, hayatında hayranlık uyandıracak hiçbir şey yok. O sadece umutsuz ve tabii ki mutsuz. Bunda özenilecek ne var?
Bill Cosby ve Al Bundy Bu iki karakteri birbirinden ayıran 77 farkı yazmaya gerek yok. Madalyonun bir tarafında; "Cosby Ailesi" adlı dizinin kahramanı ve gerek karısıyla, gerek çocuklarıyla ve toplumla barışık, enfes bir uyum içinde yaşayıp sürekli dans edip babacan gülümsemesiyle "aile babası" tanımlamasına cuk oturan Bill Cosby. Madalyonun diğer tarafında; işinden ve yaşlı şişman kadınlardan nefret eden bir ayakkabı satıcısı olan, karısına ve çocuklarına sürekli surat asan, ayakları kokan, televizyon izlerken elini pantolonun içine sokan, tek aşkı tuvalet olan ve karısıyla seks yapmamak için onbin takla atan; ama aslında tüm bu yüz ekşilten şeylere rağmen sevimli ve hâlâ zavallı Al Bundy. Buraya kadar her şey normal. Fakat, Bill Cosby fedakâr bir aile babası, anlayışlı bir koca olmasına rağmen sadece "sevimli, anlayışlı, centilmen" gibi tanımlamalarla hatırlanırken, Al Bundy bir "idol" olmuştur. YAZI: Sİbel Oral
|
 |