 |
KLARNETİN İÇİNDE BİR NEFES : SERKAN ÇAĞRI
Keşanlı bir klarnet ustasının oğluydu. Klarnetin sesine âşık oldu. Öyle bir aşktı ki bu, o ses uğruna nefesini verdi klarnete. Sonraysa ömrünü amade etti emrine. Vefalı bir yardı, klarnet; onu doyurdu, okuttu, hoca yaptı, ünlü etti, olmayı hayal ettikleriyle aynı sahneye çıkardı. Ama asıl aşk, daha yeni başlıyorâ'¦ Serkan Çağrı, daha fazla; öğrenerek, üreterek ve öğreterek bu aşkın ömrüne ömür katıyor.
Trakyalı çocukların, müziğe sevgisi, yeteneği malum. Onların şenlikli, çalgılı sözlü hayatlarının doğal bir sonucu mudur, bu acaba? Ya da yeni doğduklarında büyükler sağ kulaklarına ezan okurken, boşta kalan sol kulaklarından içeri, illa ki bir vesileyle yakınlarda kurulmuş bir düğün dernekten gelen nağmelerin süzülmesinden mi? Keşanlı küçük Serkan, klarneti neden bu kadar çok sevdiğini sorgulayabilecek yaşta bile değildi. Zaten soru işareti barındıracak bir mevzu da değildi, onunki. Dedesi ve babası klarnetçi olunca, armut elbette dibine düşecekti. Röportaj EGE GÖRGÜN Fotoğraf ULUÇ ÖZCÜ
|
 |