Hep göz önünde: Nur Fettahoğlu

Onu, bazen bir dönem dizisinde bazen de günümüzde yaşayan bir karaktere hayat verirken görmeniz mümkün. Fakat gerçekten ‘görmek’ istediğinizde, ruhunun derinliklerine sinmiş oyunculuk tutkusuna rastlayacaksınız. Merak etmeyin, bugünlerde o tutkuyu görmeye fazlasıyla fırsatınız var!

Röportaj Baran ALIŞKAN
Fotoğraf Kutup DALGAKIRAN

Esquire: Bugüne kadar birbirinden farklı alanlarda kariyer tecrübesi edinmiş ve hepsinde de başarıyı yakalamışsınız. Bu başarının anahtarı nedir?
Nur Fettahoğlu:
Bu tecrübeler sayesinde hayata bambaşka açılardan bakabildim. Çok sayıda karakterle karşılaşmanın verdiği etkiyle bir bakıma, içimde renkli insanlar biriktirme imkânı yakaladım; bu da mesleğime yansıdı. Başarılı olmak için içimdeki renkli insanları bedenen, ruhen ve zihnen dışarıya vurmaya, tüm gücümü yaptığım işe vermeye çalışıyorum.

ESQ: Oyunculukta karar kılarken ağır basan duygu neydi?
N.F:
Oyunculuk çocukluk hayalimdi; okulda ve evde skeçler kurgular, bu skeçleri oynardım. Belli bir yaşa kadar ailenin sözünü dinliyorsun, sonra da ailenin kurduğu duvarları yıkma gücünü edinip hayallerine emin adımlarla yürümeye başlıyorsun. Bazı şeyler vardır ki yaşamının çağrısıdır, önünde sonunda o seni bulur. Benim için de böyle oldu.



ESQ: Kariyeriniz bir süredir dönem dizilerinden yana ilerliyor. Acaba "Şu dönemi anlatan bir yapımda yer almak isterim." dediğiniz bir dönem var mı?
N.F:
Çok dönem dizisinde oynamışım gibi bir izlenim var, ancak 'Deliler' dahil olmak üzere toplamda dört tarihi yapımda yer aldım. Bunun dışındaki filmografim ise güncel yapımlardan oluşuyor. Belki de yüzüm tarihi dizilere yakıştırıldığı için bu izlenim sürüyor. Bununla birlikte aile geçmişimize de bir ölçüde değen, denizcilikle ilgili bir yapımda yer almayı çok isterim.

ESQ: Geçtiğimiz yıl Beyrut Uluslararası Ödül Töreni'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' Ödülü'ne layık görüldünüz. Birçok oyuncu 'uluslararası' bir ödüle layık görülmeyi hayal eder. Ödülü alınca kendinizi nasıl hissettiniz?
N.F:
Takdir edilmek, taçlandırılmak herkesi mutlu eder tabii ki; daha iyisine teşvik eder. Orada olmak, yaptığımız işin sınırları aşan kültürel etkisini gözlemlemek açısından çok önemliydi. İlginin yoğunluğu bir açıdan da Türk dizi sektörünün dünyadaki rolünü kanıtlıyor.

ESQ: 'Deliler' filminden bahsedelim biraz… Sizi bu yapıma çeken ne oldu?
N.F:
İlk okuduğumda çok 'erkek işi' ve uygulanması çok zor sahnelere sahip olduğunu hissetmiştim. Ekip, dünya standardında bir iş gerçekleştirmeyi hedefliyordu. İzledikten sonra, özellikle aksiyon ve savaş sahneleri açısından sektörü bir adım ileriye götürebilecek nitelikte bir yapım olduğunu düşünmeye başladım.

ESQ: Senaryoyu ilk okuduğunuzda nasıl bir hisse kapıldınız?
N.F:
Yapımcımız Cem Uçan projeyi benimle paylaşırken yedi senedir bu projeye hazırlandığını anlattı. Beni önce onun heyecanı çok etkiledi. Senaryoyu okuduğumda, savaşçı ve güçlü bir karakteri oynayacağımı gördüm ve heyecana ben de ortak oldum. Fazlasıyla özen gösterilen, teknik ve sanat yönetimi açısından detaylı çalışılmış, üzerine uzun uzun düşünülerek seçimler yapılmış bir film oldu.

ESQ: Aynı zamanda bir diziyle de ekranlara gelmeye hazırlanıyorsunuz. 'Bozkır' macerasında bizi neler bekliyor?
N.F:
'Bozkır', sözünü sakınmayan, sert, her konuya parmak basabilen bir yapım. Üstelik her karakterin kendisine has bir derdi ve anlatmak istediği bir hikâye var. Levent Cantek'in senaryosu ve Bahadır İnce'nin yönetmenliğiyle ustaca ifade edilmiş bir yapım. Tüm bunlar bir araya gelince ister istemez diziye dair beklentim de yükseliyor.

ESQ: 'Bozkır'da izleyici nasıl bir Nur Fettahoğlu'yla karşılaşacak?
N.F:
Mesela bu sefer karakter ne hamile ne de anne! Daha feminen, daha hırslı, arada gelgitleri olan, takıntılı ve karmaşık bir karakter olacak.



ESQ: Yeniden bir internet dizisinde rol almak nasıl bir tecrübe? Alternatif yayın platformlarında yer bulan projelere bakışınız nasıl?
N.F:
İnternet dizilerinin sektöre yeni bir bakış açısı ve soluk getirdiği kesin. Alternatif platformlar da özgür ve özgün işlerin önünü açıyor. Geleneksel mecralarda yer alması zor konular, bu platformlarda rahatlıkla kendisine yer bulabiliyor. Bu da heyecan verici karakterlere, olay örgülerine ve alışık olmadığımız bir tempoya sahip yapımların ortaya çıkmasını sağlıyor.

ESQ: Gelecek planlarınızı merak ediyoruz. 'Gelecekte Yapılacaklar Listesi'nde neler var?
N.F:
Bir listem ya da büyük bir planım yok. Hayat ne sunuyorsa kabul etmemiz gerektiğine inanıyorum. Büyük planların stresi yerine akışı kabullenen, mutluluk ve huzuru amaçlayan bir yaşamdan bahsediyorum. Ancak illa bir plandan bahsetmem gerekirse kızımı güçlü, özgür, ayakları yere basan bir birey olarak hayata hazırlamak şu an için en büyük planım.

ESQ: Pişmanlık duyduğunuz herhangi bir karar ya da yapım var mı? Bugün bir şansınız olsa ve geçmişe dönebilseniz neyi değiştirirdiniz?
N.F:
Aldığım kararlardan ve yaşadıklarımdan pişman değilim. Beni geldiğim noktaya ve bugünkü ruh halime getiren, güçlü bakabilen bir insana dönüştüren de bu kararlar ve olaylar. Belki de bunun adı büyümektir. En önemlisi, kabullenmek, şükretmek ve devam etmek.

Conrad İstanbul Bosphorus'a teşekkür ederiz.
BİZE ULAŞIN