Zeynep Akçay ile Feng Shui

Hayatı iyileştirme yöntemi olarak Feng Shui. Zeynep Akçay, 'Feng Shui' dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Şimdilerde de yeterli zamanı ve bütçesi olmayanların hayatına dokunabilmek amacıyla 'Feng Shui' adlı kitabıyla gündemde. Akçay ile ilk kitabı vesilesiyle bir araya geldik.

Giriş Tarihi: 15.11.2017 10:17 Güncelleme Tarihi: 15.11.2017 16:06

Röportaj: Türkan DOĞAN

Fotoğraf: Arda GÜLDOĞAN

ESQUIRE: Feng Shui ile ilgilenenlerin bildiği bir isimsiniz. Ancak bizim radarımıza "Mekân enerjinizi değiştirerek yaşamınızı güzelleştirin." dediğiniz ilk kitabınız Feng Shui ile girdiniz. Dilerseniz Feng Shui yolculuğunuzu sizden dinleyelim.

ZEYNEP AKÇAY: Yolculuğum 13 yaşındayken bir gazete küpürünü okumamla başladı. Haberde, bir mağazanın Feng Shui felsefesini uygulayarak işlerini arttırdığı anlatılıyordu. Yapılan çözümlemeler de fotoğraflanmıştı. O haber zihnimin bir köşesinde kaldı. Zaten çocukluğumdan beri spiritüel şeylere çok ilgim vardı. Bazı şeyleri çok sorgulardım. İnsanların hayatındaki değişimlerin neyle birlikte ve nasıl olduğunu anlamaya çalışırdım. Özellikle bir anda hayatı başkalaşmaya başlayanlar… Mesela ev sohbetlerinde hep kulağıma çalınan şeyler vardı: "O ev, onlara çok iyi geldi." ya da "O ev, onlara şanssızlık getirdi." gibi. 30'lu yaşlarımın başında annemi kaybettiğim ve her şeyi sorguladığım bir dönemde, bir kitabevine gittim. Feng Shui hakkında yazılan ne kadar kitap varsa hepsini satın aldım. Her okuduğum satırda aradıklarıma ve yaşantıma dair cevaplar buldum. Mesela "Neden sürekli hastayım?" sorusunun cevabını artık biliyordum. Çünkü ergenlik dönemime kadar 'hasta' bir mekânda yaşamıştım.

ESQ: Feng Shui bir nevi sizin kurtarıcınız mı oldu?

Z.A: Evet. Ev ve odalarımızın şeklinin hayatımızdaki önemini o zaman anlamaya başladım. Mesela 'L' planlı salonun aile ilişkilerini ya da eğitim hayatlarını olumsuz etkileyebileceğini anladım. Olmaması gereken her şeyin evimin salonunda olduğunu gördükten sonra salonumu değiştirdim. Bir evde eksik bir formun ya da düzensiz bir şeklin, kare ya da dikdörtgene tamamlanması gerektiğini anladım. Ya da 'tedavi'ye uygun bir elementin, aksesuarın enerjiye yön verebileceğini… Bunu yaparken birçok olumlu geri dönüş almaya başladım. Bu demek değil ki, herkes kitapları okuduktan sonra öğrendiklerini evinde uygulamalı. Ben sadece o konuda biraz şanslıydım. Ekstra yeteneğim vardı. Önsezilerinizin kuvvetli olması gerekiyor. Kendi hayatımda yaşadığım değişimlerden sonra arkadaşlarım, "Hayatında ne güzel değişimler oldu, lütfen bize de yap." demeye başladı. "Madem kendi hayatımda ilerleme kaydettim. İnsanların hayatına dokunmaktan mutlu oluyorum ve güzel sonuçlar da alıyorum... O zaman neden bu işi yapmıyorum ki?" diye düşünmeye başladım.

ESQ: Ve Malezya yolculuğunuz başladı?

Z.A: Kendi mesleğimi bulduğumu hissetmiştim. İnsanların yaşamına dokunmak, istediklerinden fazlasını almalarına yardımcı olmak… Gelen teşekkür mesajları… İşimin her parçası mutluluğumun da kaynağı oldu. Bir şirkette yönetici olsam bu kadar verimli olamazdım herhalde. Profesyonel eğitim almaya karar verdikten sonra ise Malezya merkezli Master Academy'nin yolunu tuttum. Ama eğitimlerim hâlâ devam ediyor. Bitmeyen bir süreç.

ESQ: Feng Shui uzmanları tam olarak ne yapar?

Z.A: İletişim ağlarının açık ve pürüzsüz olması gerekiyor ki mekândaki enerji engellere takılmadan dolaşabilsin. Doğru enerji kurmak ve insanlara katkı sağlayabilecek mekân çözümlemeleri yapmak… Böylece kişilerin hayatının iyileşmesine de katkıda bulunabiliyorsunuz. Feng Shui uzmanı bunu sağlar. Yoksa maalesef son dönemde çokça gördüğümüz gibi renkler, mum ve Buda heykelleriyle Feng Shui uzmanı olamazsınız. Benim evimde mesela Feng Shui uygulaması yapıldığını kimse anlayamaz. Gayet modern, sade ve normal bir ev. Uygulama yaptığım mekânlarda da öyle bir izlenime kapılmazsınız.

ESQ: Kapınız en çok hangi konular için çalınıyor?

Z.A: Maddi konular ve aşk için… Genel olarak kadınlar bu hizmeti talep ediyor ama son beş yıldır, yaşadıkları mekânda Feng Shui uygulamasının olmasını isteyen erkeklerin sayısı da giderek artıyor.

ESQ: Kitabınızı okuduktan sonra enerjiye çok kolay yol verilebileceğini gördüm. Ve enerjinin gücünden ürktüm de...

Z.A: Enerjiyi olumlu ya da olumsuz anlamda aktive etmek mümkün. Mesela evde yapılan bir düzenlemeyle mutlu evlilikler bitebilir ya da 'hasta nokta' tespit edildikten sonra boşanmak üzere olan bir çiftin ilişkisi tekrar yoluna girebilir.

ESQ: Bu kitabı okuyanlar, hangi soruların cevabını bulacak?

Z.A: Hayata dair soruları olanlar ya da mesela "Ben neden şunları yapamadım?" diyen kişiler, kitabımı okuduktan sonra aradıkları cevabı bulacak. Yaşadıkları mekândaki sorunu görecek ve belirli bir süreden sonra bu, onların yeni yaşam biçimi haline dönüşecek.

ESQ: Feng Shui felsefesini hayatımıza neden katmalıyız?

Z.A: İş başarısı istiyorsanız ya da sağlığınızı korumayı sürdürmek istiyorsanız uygulayabilirsiniz. Veya daha istikrarlı ilişkiler için de Feng Shui öğretilerinden yararlanabilirsiniz. Çünkü bazıları hayatına sürekli yanlış insanları çekip ihanetle karşılaşır. Bu alanlarda sorunlar yaşar, 'tedavi'ye ihtiyaç duyar. Ya da mesela bazı kişilerin iş yerlerindeki gayreti üstleri tarafından görülmez. Bunun nedeni de destek enerjilerinin yetersiz olmasıdır.

ESQ: Böyle derin bir felsefede kâr zarar hesabı yapmak mümkün değil elbette ama Feng Shui'yi hayatına sokanlar her zaman başarılı mı olur?

Z.A: Evet tabii, ama bir de kişilerin 'karma'larının etkileri var. Feng Shui, kişilerin hayatına %90 etki eden bir felsefedir. Ancak %10'unu ise kişilerin kendi karmalarına bırakırım. Negatifliğine, 'aura veya zihin kirliliği'ne… Bunlar da hayatta yol alırken önemlidir.

BİZE ULAŞIN