Sahada canavar var:

İngiliz futbolunun alt liglerinde fenomene dönüşen Nijerya asıllı golcü Adebayo Akinfenwa, kelimenin tam anlamıyla rakip defansların korkulu rüyası. Sahada üzerine 120 kiloluk, 1,80 cm boyunda bir adamın koştuğunu gören savunma oyuncularının her defasında yüreği ağzına geliyor. Ona, aynı zamanda ‘Canavar’ deniyor!

Yazı: Gökhan İlker

Kariyeri boyunca İngiliz futbol piramidinin ikinci basamağı olan Championship'e bile çıkamayan , ilginç bir şekilde Ada medyasının ve oyun şirketlerinin her dönem gözdesi. ' (Canavar)' lakaplı 35 yaşındaki golcüyü yakın arkadaşları 'hayvan' diyerek çağırıyor. Akinfenwa, bu yıl kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyor. Gareth Ainsworth'ün yönettiği Wycombe Wanderers'ta ikinci yılını geçiren Akinfenwa, şimdiye kadar hiç bir dönemde 2011-12'deki 18 gollük Northampton Town'daki performansını geçemedi. Ancak bu yıl ligin bitmesine daha 16 hafta varken, 14 gol ve 11 asist yapmayı başardı. Böyle devam ederse giderayak kariyer rekorunu kıracak. Akinfenwa, sadece gol atan bir santrafor değil aynı zamanda komple bir takım oyuncusu. Gol attığı kadar yaptığı asistlerle de Wycombe'nin skor yükünü sırtlıyor. Ayrıca zaman zaman Sky Sports gibi spor kanallarında spiker, muhabir hatta ponpon kız sırtladığı da oluyor. Akinfenwa kendine ne kadar 'Canavar' (The Beast) dese de, tribünler onu 'Şişman Eddie Murphy' (Fat Eddie Murphy) diye çağırıyor.

Klişelerden kaçmak için ne kadar çabalarsak çabalayalım yapacak bir şey yok. Birçok ünlü gibi Akinfenwa'nın da çok zor bir hayatı oldu. 1982'de Londra'nın Islington semtinde Müslüman bir baba ile Hristiyan bir annenin çocuğu olarak doğan Akinfenwa, Hristiyanlığı seçti. Londra'da büyümesine rağmen Arsenal, Chelsea ve Tottenham gibi şehrin takımları yerine kalbinde her zaman Liverpool'u taşıdı. İdolü ise Liverpool efsanesi ve siyahilerin gururu John Barnes oldu. Watford'un altyapısında başladığı kariyeri onu Londra'dan çok daha soğuk bir şehre götürdü.

Akinfenwa, kariyerinin ilk profesyonel anlaşmasını 2002'de Litvanya takımı Atlantas ile yaptı. Artık yeni evi milyonlarca kişinin yaşadığı Londra'dan çok uzaktaki Litvanya'nın 165 bin nüfuslu küçük sahil şehri Klaipeda oldu. Takımın ırkçı hatta Nazi taraftarları ona hayatının en zor dönemini yaşattı. Akinfenwa, Litvanya macerasını şöyle anlatıyor: "Menajerim Litvanyalı bir kadınla evlendi. Daha sonra Litvanya'dan bir kulübün başkanı benim Watford'da oynadığım bir maçı izlemiş. Beni transfer etmek istemiş. Daha önce Litvanya'yı hiç duymamıştım ama gitmeyi kabul ettim. Maçlarda ciddi anlamda ırkçı saldırılara maruz kalıyordum. İlk maçımda tribünlerden maymun sesleri duydum ve bu böyle devam etti. 'Kara, kara... Şut çek lanet olası siyah' diye bağırıyorlardı. Bir keresinde takım arkadaşlarımdan biri beni 'Negro' (Zenci) diye çağırmıştı. Bunlar her maç tekrar ediyordu. Sezonun ilk yarısının sonuna doğru kendi taraftarlarımdan bile bunları duydum. Daha sonra goller atmaya başladım. Goller gelince bu kötü tezahüratlar durdu. Irkçılık sanki buralarda bir norm gibiydi. Durup düşündüğümde ağlıyordum. Ama bir şeyi çok seviyorsanız, azmetmek zorundasınız. Litvanya Kupası finalini attığım golle kazandığımızda her şey değişti. Kupayı kazandık, gamalı haç dövmesi olan dazlaklar benimle kutlama yapıyordu. Sokağa bir şeyler yemek için çıktığımda artık para ödemiyordum. Kendi kendime düşündüm, ben değişmedim. Bu, onların siyahi bir insana karşı olan ön yargılarından kaynaklanıyordu."

Koşan dev Akinfenwa, 2002-03 sezonunun başında Galler'in önemli takımı Barry Town'a transfer olarak tekrar Ada'ya döndü. Canavar, kariyerindeki tek Premier League deneyimini burada yaşadı. İki yıl içinde kişisel müzesine Litvanya Kupası, Galler şampiyonluğu ve Galler Kupası taşıdı. Artık futbolun beşiğine dönme vakti gelmişti. Galler'den kısa süreli sözleşmeler için sırasıyla Boston United, Leyton Orient, Rushden&Diamonds ve Doncaster Rovers'a gitti. 2004-05'in başında Torquay United'a transfer oldu. Şimdiye kadar oynadığı en iyi sezonu orada geçirdi. 37 maçta 14 gol atıp dört asist yaptı ama kulübün ikinci lige düşmesini engelleyemedi. Torquay taraftarları devamlı dambıl kaldıran iri pazulu ve geniş omuzlu bu genç adamı çok sevmişti. Sezon sonu taraftarlar arasında yapılan oylamada yılın futbolcusu seçildi. Bu oynadığı takımların taraftarlarından alacağı dört yılın futbolcusu ödülünün ilki oldu.

Sonraki durak yine Galler'di. Swansea City'de iki sezonda çıktığı 65 maçta 15 gol ve beş asistle vasatın üstünde bir görüntü çizdi. Ancak Swansea taraftarlarının onu asla unutmamasını sağlayacak hareketini 2 Nisan 2006'da yaptı. İngiliz 1 ve 2'nci (Futbol piramidine göre 3 ve 4'üncü lig) takımlarının katıldığı EFL Trophy Kupası'nın finaline çıkan Swansea City'nin rakibi Carlisle United oldu. Galler'in önemli şehri Cardiff'deki Milenyum Stadı'nda oynanan final, Swansea'den Lee Trundle'ın üçüncü dakika attığı golle başladı (1-0). 40'ta Carlisle'dan Adam Murray bu gole karşılık verdi (1-1). Bu golden tam 41 dakika sonra sahneye bizim kocaoğlan çıktı. EFL Trophy'de forma giydiği tek maç olan finalde attığı golle sezona damga vurdu. 81'de durumu 2-1 yapan Akinfenwa, en az yarısı Swansea'li 42 bin izleyici tarafından ayakta alkışlandı.

Swensea sonrası başarısız bir Millwall denemesi oldu. Sonra çapayı Northampton Town'a attı. İki yılda attığı 40 gol ile yine taraftarlar tarafından yılın oyuncusu seçildi. Arada bir yıl Gillingham'a gitti ama dayanamayıp kendisini en çok seven taraftar grubunun olduğu Northampton'a geri döndü. İki senede yine 40'a yakın gol attı. Ancak daha önemlisi dünya üzerinde 100 milyondan fazla satan video oyunu FIFA tarafından keşfedilmesiydi. Electronic Arts (EA) tarafından geliştirilen FIFA 12'nin en güçlü futbolcusu olarak oyundaki yerini aldı. Bir ara 120kg'ya kadar çıkmıştı. Gerçekten korkutucu bir görüntüsü vardı. FIFA serilerinin en güçlü oyuncusu olma rekorunu kimseye bırakmıyordu. Bu özelliği ile Guinnes Rekorlar Kitabı'na girdi.

İngiliz medyasının kısaca 'Bayo' dediği Akinfenwa'nın sahada meslektaşları ile oldukça ilginç anıları var. Tottenham'ın yıldız oyuncusu Dele Alli ile dört yıl önce karşı karşıya kalan Bayo yaşananları şöyle anlatıyor: "Dele Alli 17 yaşında Milton Keynes Dons'ta oynarken rakibim oldu. Sadece 17 yaşındaydı ama bana oldukça sert bir müdahalede bulundu (Gülüyor). Daha sonra bana 'Kapa çeneni,' dedi. Korkusuzdu. Bu hoşuma gitmişti. 20 dakika boyunca onu birebir yakalamaya çalıştım ama yaklaşamadım ve kendime 'Sakin ol, ikinci yarı yakalarsın,' dedim. Ancak bu mümkün olmadı. Birkaç yıl sonra onunla Los Angeles'ta karşılaştık. Alli'ye '17 yaşındayken beni parçalamak istemiştin,' dedim. O da bana 'kötü bir niyetim yoktu.' dedi. Çok güldük. O gerçekten oynadığım en iyi gençlerden biri."

Sahada yaşadığı en ilginç anlardan biri ise çocukluğundan beri tuttuğu Liverpool ile kupada karşılaşmaları oldu. Adebayo Liverpool'a bir gol atarken hayranı olduğu kaptan Steven Gerrard'ın formasını ondan başka kimse almaya cesaret edemedi. Hatta daha sonra Gerrard'la buluştu. İkilinin beraber çektirdiği fotoğraf sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı: "Eğer bir takım arkadaşım Gerrard'ın formasını alırsa ona vurmak zorunda kalırım (gülüyor). Liverpool maçında gol attığım an, kariyerindeki en unutamadığın andır. Diğerleri yanına bile yaklaşamaz. Bunu çocuklarımın çocuklarının çocuklarına anlatacağım! Golü attığım zaman bunun sürreal bir şey olduğunu düşündüm. İçimden 'Bu gerçek olamaz, bu FIFA (Oyunu kastediyor)' diye geçirdim."

Dev gibi ama oldukça eğlenceli bir adam. "Suarez seni ısırsaydı ne yapardın?" sorusuna, "Onu yumruklamak zorunda kalırdım. Bana saygısızlık yapamaz. Beni ısırsaydı onu yumruklardım. Bence bu normal bir tepki olurdu, bu yüzden benden uzak durmalı (gülüyor)." Taraftarlardan birinin "Teknik direktör, senden korktuğu için mi ilk 11'de oynatıyor?" sorusuna ise şöyle yanıt verdi: "Sanırım beni kadroya almazsa onunla bench press yapacağımdan korktuğu için oynatıyor. Şaka yapıyorum, beni oynatıyor çünkü futbol oynayabiliyorum!" Akinfenwa, Manchester United efsanesi Rio Ferdinand'la oldukça iyi bir dostluğa sahip. İkili ABD'de NBA maçlarında ya da birbirlerinin evlerinde buluşup videolar yayımlıyor. Ayrıca EA ikiliyi oyun tanıtımlarında bir araya getirmeye bayılıyor. Akinfenwa son dönemde iyice boksa merak salan Rio Ferdinand'a meydan okudu: "Rio gerçek bir efsane. Ona saygı duyuyorum ve alkışlıyorum. Aramızdaki çekişme mi? Birkaç kez boks eldiveni kullandım. Eğer isterse bir şeyler ayarlayabiliriz. Belki futbolu bıraktıktan sonra ringde karşılaşabiliriz."

Bu kadar sert göründüğüne boks ya da vücut geliştirmeyle ilgilendiğine bakmayın. Adebayo evsizlere yardım eden, çeşitli yardım organizasyonlarına katılan bir isim. 7 Mayıs 2016'da ligin son maçında genç bir adamı yüreklendirecek oldukça önemli bir iş yaptı. Çok iyi bir sezon geçirmemişti. 38 maçta sadece altı gol atmıştı. AFC Wimbledon'ın Newport County'yi ağırladığı maç 0-0 devam ederken AFC Wimbledon 81'inci dakikada bir penaltı kazandı. Herkes penaltıyı sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Akinfenwa'nın atacağını sandı. Ancak Akinfenwa o anda 73. dakikada oyuna girerek kariyerinin ilk resmi maçına çıkan genç oyuncu Toyosi Olusanya'yı topun başına çağırdı. 18 yaşındaki Olusanya, Akinfenwa'yı hayal kırıklığına uğratmayarak maçı 1-0 kazandıran golü attı. Maçın ardından Akinfenwa, Instagram hesabından gol anının fotoğrafını paylaşarak, "Bu sezonunu galibiyetle sonlandırdık. Ayrıca 18 yaşındaki forvet Toyosi Olusanya'nın ilk lig maçında attığı ilk golü için çok memnunum" yazdı. Toyosi Olusanya ise attığı tweet'te "Gelmiş geçmiş en iyi his. AFC Wimbledon için ilk maçıma çıkıp gol attığım için çok mutluyum. Akinfenwa sen efsanesin," diyerek Canavar'a saygılarını sundu. Akinfenwa birkaç hafta sonra Lig 2'nin play-0ff finalinde AFC Wimbledon'ı Wembley'de bir üst lige çıkartan golü atan adam oldu. Final maçının ardından, Sky Sports'a verdiği röportajda "Teknik olarak artık işsizim. Bu yüzden herhangi bir menajer bana WhatsApp'tan ulaşarak iş verebilir." dedi. Wycombe teknik ekibi çoktan mesajı almıştı.

Kasım ayında hayat öyküsünün anlatıldığı The Beast My Story adlı kitabı çıkan Akinfenwa, bu sezon hızını arttırabilmek için 102 kiloya kadar düştü. Wycombe ile ikinci yılında istatistikleri oldukça iyi durumda. Takımdaki ilk sezonunu 18 gol ve yedi asistle tamamladı. Wycombe yönetimi yaşlı golcüden o kadar memnun kaldı ki, 17 Nisan 2017'de Akinfenwa'nın sözleşmesini bir yıl uzattı. Wycombe Wanderers, Akinfenwa'nın yeni sözleşme haberini Twitter'dan, "Eğer kaçırdıysanız, bu büyük adam gelecek sezon da Wycombe oyuncusu olacak." diyerek duyurdu. Akinfenwa yazının başında belirttiğimiz gibi ligin sona ermesine 16 hafta olmasına rağmen 14 gol atıp 11 asiste ulaştı. Wycombe onun muhteşem performansı sayesinde bir maç eksikle üçüncü sırada ve Lig 1 için en güçlü adaylar arasında bulunuyor. Bakarsınız bu harika sezon sayesinde 'Canavar' bir yıl daha yeşil sahaları şenlendirmeye devam eder.

"Günde üç kez tavuk yerim."

Akinfenwa, alt liglerden kurtulamamasının sebebinin fiziki görünüşü olduğunu düşünüyor. Golcü oyuncu, "İstatistikler yalan söylemez. Ben iyi bir golcüyüm ama insanların dış görünüşünüzden kaynaklı önyargılarını değiştiremeyeceğimizi çok küçük yaşta öğrendim. Dış görünüşümle barışığım. Farklı ve benzersiz olmayı seviyorum." diyor. Bu kadar iri bir golcü olunca haliyle yedikleri ve yaptığı egzersizler merak ediliyor: "Lakabım aldatıcı olabilir. Olabildiğince muz ve donut yiyebilirdim ama böyle bir şey yapmadım. Neden 20 tane donut yiyeyim ki? Ben tavuk kanatları severim. Günde üç kez tavuk yerim. Northampton'da oynadığım dönemde teknik direktör Aidy Boothroyd beni suçluyordu. Boothroyd otomobilimin fastfood paketleriyle dolu olduğunu iddia ediyordu. Tavuk yemeyi seviyorum ama hiçbir zaman fastfood düşkünü olmadım." diyor. Adebayo hem özel bir diyet programıyla besleniyor hem de özel olarak vücut çalışıyor. Güne 07.30'da yerfıstığı yağlı iki dilim tost ve yeşil çayla başlıyor. Öğlene kadar takımla idman yapıyor. Öğle yemeği tercihi sebzeli biftek. 16.00'da tavuk ve karides yiyor. 17.00'de ise 90 dakikalık jimnastik egzersizi yapıyor. Her 30 dakikada bir yaptığı kros ve kürek çalışmasının ardından alternatif kas çalışmalarına devam ediyor. Akşamları genelde tavuk pilav yemeyi seviyor. Salı günleri kaslarını geliştirirken, Perşembeleri omuz ve bacak çalışıyor.

BİZE ULAŞIN