: Yeryüzündeki ütopya

Gezegene saygılı, ekolojik bir topluluk; köklerini sanattan alan ruhani bir oluşum; inancı için dağı elleriyle oymayı bile göz alabilen bir komünite... Damanhur'u tanımlamaya tamlamalar yetersiz kalır.

Yazı: Kaan Sancar

'Ütopya'. Bu kelimeyi duyduğunuzda size ne çağrıştırıyor? Aklınıza gerçek olması arzulanan fakat 'gerçek' dünyada var olmayan şehirler, yönetim şekilleri veya toplum düzenleri mi geldi? Yoksa Thomas Moore'un 1516 yılında yayımlanan, düşünürü birkaç yıl sonra idama sürükleyen eseri mi? 2013-2014 yılları arasında yayımlanan bir TV dizisini de çağrıştırmış olabilir bu kelime size. İtiraf edelim; bundan kısa bir süre öncesine kadar bizim için de bir kitap, bir TV dizisi ya da gerçekleşmesi neredeyse imkânsız olan ideal yaşam şekliydi 'ütopya'. Ta ki, ' Komünitesi' ile tanışana kadar. Neden mi bahsediyoruz; meraklandıysanız hazırlanın sizi 'ya götürüyoruz…

'' ya da Türkçeleştirirsek, '' için yalnızca İtalya'nın kuzeybatısında, Torino ve Aosta kentleri arasında bulunan ruhani temellere dayanan bir eko-topluluk dersek kente haksızlık etmiş oluruz. 40 yılı aşkın süredir varlığını sürdüren bu komünitenin kendine özgü kültürel değerleri, yönetim şekli, para birimi ve okulları olduğunu belirtmek de yetersiz kalır. Şu anda bu oluşumu özel yapan, 'yeryüzündeki ütopya' olarak tanımlamamıza sebep olan asıl nedeni merak ediyorsunuz değil mi? Bu nedeni, 'topluluğun hayatıyla özdeşleştirdiği ruhani sanat anlayışı ve bu anlayışı çevre dostluğuyla harmanlayarak ortaya çıkardıkları hayat tarzı' olarak özetlemek de iş görmeyecek bize kalırsa. Sanırız, bu 'karmaşık' topluluğu anlamanın en iyi yolu geçmişten günümüze kısa bir yolculuk yapmak ve ardından da birlikte yerleşimde 'sanal' bir gezintiye çıkmak.


'Temples of Humankind'ın içerisinde yer alan 'The Labryrinth' Dünya üzerindeki tüm dinleri sembolize eden birçok farklı minyatürden oluşuyor.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DAMANHUR
Damanhur Komünitesi için her şeyin başladığı yıl 1975. Sonraları kendini olarak adlandıracak ve takipçileri deneysel, parapsikolojik bir proje üzerinde çalışmak üzere Damanhur'un bulunduğu araziye, Torino ve Aosta kentleri arasında yer alan topraklara gelir. Araziye yerleşen topluluk, Falco Tarassaco'nun dayanışma, paylaşım, sevgi ve doğaya saygı üzerine yoğunlaşan dünya görüşü çerçevesinde şekillenen bir komünite kurarlar.

İlk etapta sadece 24 kişiden oluşan topluluk yıllar içerisinde 600'ü aşkın üyeye ulaşır. Fakat topluluğun varlığını koruması ve bu sayıya ulaşması kolay olmayacaktır.


'Hall of Water'

Bir araya gelişleri sonrası ruhani düşüncelerini bir mekânla özdeşleştirmek isteyen topluluk bir tapınak inşa etme kararı alır. Dokunulmamış olması ve yeniden başlayışı temsil ettiğini düşündükleri için bu tapınağı bir dağın içerisinde konumlandırmayı tercih ederler. İtalyan Hükümeti'nin yer altı yerleşkelerine izin vermediğini bildikleri için de gizlice, sadece çekiç ve el yordamıyla dağı oyarak 'Temples of Humankind' isimli tapınağı inşa etmeye başlarlar. Onlara göre 'dağın merkezine inmek' kendi benliklerinin merkezlerine inmekle eşdeğerdir. 1978 yılında başlayan yapım aşaması devletin yanında topluluktaki birçok kişiden de gizlenir. İnşaat süreci 1992 yılına kadar aralıksız sürer. Ta ki, komüniteden ayrılan bir kişinin bu bilgiyi yetkililere sızdırmasına kadar…

Damanhur yerlilerinden Labrador bu olayın ardından yaşananları şu şekilde aktarıyor: "Polisler, askeri yetkililer ve savcı tapınağı yıkmak ve kendilerine ihbar edildiği üzere tapınakta bulunan uyuşturucu, silah ve cesetleri toplamak üzere buraya geldiler. Tapınağa girdiklerinde bulduklarıysa ne silah ne uyuşturucu ne de ölü bedenlerdi. Karşılarında kusursuz bir sanat eseri vardı."


'Hall of Earth'

Baskın sonrası açılan dava yaklaşık dört yıl boyunca devam eder. Hâkimin de komünitenin yanında yer aldığı dava sonrası 1996 yılında alınan karar ile yer altında yerleşim yasal hale getirilir ve Damanhur halkının elleriyle inşa ettiği bu tapınak artık güvendedir.

Gerek davanın dünya çapında duyulması gerekse topluluğun yarattığı bu 'farklı' sanat eseri, ilerleyen günlerde farklı kesimlerden pek çok insanın dikkatinin bu komüniteye çevrilmesine neden olur. Topluluğu hem İtalya içerisinden hem de dünyanın çeşitli yerlerinden pek çok kişi ziyaret eder. Kimileri de bu topluluğun aradıkları 'ütopya' olduğuna karar verip komüniteye katılma kararı alır ve böylece, topluluk zamanla şu anda sahip olduğu nüfusa ulaşır.

"Sanat güzel de insanlar neden halihazırda süregelen hayatlarını bırakıp buraya taşınmışlar?" dediğinizi duyar gibiyim. Bunun tek bir nedeni olduğunu söylersek büyük bir hata yapmış oluruz. Bu noktada; gelin Damanhur sokaklarında atacağımız hızlı bir tur ile birlikte bu nedenleri de bir gözden geçirelim.

DAMANHUR'DA YAŞANTI
Her ne kadar 'bir' komünite olarak adlandırsak da Damanhur, 26'dan fazla alt komünite barındırıyor. Yayıldığı 15km2'lik alanla neredeyse küçük bir şehir büyüklüğünde olan Damanhur'un birbirine araçla ulaşılabilen yerleşim birimleri, üç ayrı tapınak ve çeşitli toprak faaliyetlerinin gerçekleştirildiği birçok noktanın birleşmesiyle meydana geliyor.


Doğaya olan saygıyı yansıtan bir Damanhur evi.

Ekolojik Bir Topluluk
Damanhur Komünite'sine ulaştığınızda dikkatinizi ilk çekecek unsur yerleşim birimlerinin yapısı ve yenilenebilir enerjiden ne denli faydalandıkları. Burada, karşınıza birbirinden farklı malzemelerden inşa edilmiş, mimari farklılıklar barındıran yapılar çıkıyor. Fakat bu binaların her biri doğaya zarar vermeyen, yapımında 'yeşil bina' yöntemi kullanılmış; elektrik enerjisinin elde edilmesi için güneş panelleri, sıcak su için de güneşle su ısıtma sistemleri gibi yenilenebilir enerji yöntemleri bulunduran yapılar. Kentte düz zeminde bulunan binaların yanında, Güneş'in gökyüzündeki konumuna göre hareket ederek maksimum verim sağlayan, yamaçta kurulmuş birkaç yapı da mevcut.


'Open Temples'

Dağdaki yerleşkelerden düz arazilere indiğimizde ise seraları görüyoruz. Bu seralar, komünitenin sebze ve meyve ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuş. Genetiğiyle oynanmış herhangi bir madde ya da suni gübre kullanılmadan seralarda yetiştirilen bitkilere klasik müzik dinletilip daha hızlı büyümeleri ve daha lezzetli olmalarını sağlanıyor. Toplulukta ayrıca nüfusun beslenmesine yetecek sayıda, sadece doğal maddelerle beslenen hayvanların bulunduğu çiftlikler de yer alıyor. Damanhur Basın Ofisi bu noktada komünitede yaşayanların organik beslenmenin yanı sıra öğünlerinin dengeli olmasına da özen gösterdiklerini belirtiyor. Yerleşim ayrıca 'Evrensel Eko-Komünite Ağı'nın (GEN) en büyük destekçilerinden de biri.

Özgün Bir Yaşantı
Doğayla uyumlu bir yaşamın Damanhur'un ana ilkelerinden biri olduğunu daha önce belirtmiştik. Doğaya bu denli saygılı bir topluluktan bekleneceği üzere Damanhurlular eşsiz doğayla etkileşim yöntemleri de icat etmişler. 1976 yılından beri üzerinde çalıştıkları 'Music of Plants' isimli cihaz da bunlardan biri. Ürün, bitkilerin yapraklarındaki titreşimleri algılayarak bitkilerin ses, dokunuş gibi etkenlere verdiği tepkileri ölçebiliyor ve bunları ses dalgalarına dönüştürebiliyor.


Meditasyon yapan Damanhur üyeleri

Damanhurlular icat ettikleri bu buluşun yanı sıra doğayla etkileşimlerini arttırmak için farklı bir yol da kullanıyor: Doğadaki canlıların isimlerini almak. Burada birbirini izleyen iki süreç var: Bir hayvan ismi edinmek ve bu hayvan ismine bir bitki ismi eklemek.

Komüniteye katıldıktan belirli bir süre sonra edinilebilen bu hayvan isimlerini üyeler kendisi seçebiliyor. Bu noktada kişiler için herhangi bir kısıtlama bulunmuyor fakat topluluk bu ismin kişiye uygun olmadığına karar verirse kişinin yeni bir isim düşünmesi gerekebiliyor. Belirli bir sürenin ardındansa kişiler ruhani gelişimlerini simgelemek adına bu hayvan isimlerinin yanlarına bir bitki ismi de ekleyebiliyor. Örneğin; Damanhur'un kurucusu Falco Tarassaco'nun ismi İtalyanca'da 'Kartal Karahindiba' anlamına geliyor. İsimlere bakarak kişilerin cinsiyeti algılamak mümkün değil.

Oy birliğiyle yılda bir seçilen, iki kişinin önderliğinde yönetilen Damanhur'un para birimi de kendine özgü. İtalyan Hükümeti tarafından da tanınan 'Credito' isimli bu para birimi avro ile aynı değere sahip.


Kentte yapılan bir ritüel esnasında Damanhur halkı

Komünitenin temellerini oluşturan önemli ögelerden bir diğeri ise yaşam felsefeleri. 'Con te' ismini verdikleri bir felsefe etrafında birleşen topluluğun herhangi bir dini inancı yok ve toplulukta dayatmaya dayalı bir öğreti tarzı da bulunmuyor. Din, dil, ırk ve cinsel tercih fark etmeksizin herkesi benimseyen topluluğun yaşam felsefesi, hayatın anlamını bulmak için sürekli bir arayış içerinde bulunmak. Komünite, bunun yanında doğaya saygı, paylaşım, sevgi ilkelerini de benimsiyor.

Farkındalığı ve doğayla etkileşimi arttırdığına inandıkları evrendeki 18 senkronik çizginin birleştiği bir noktaya ana tapınaklarını inşa etmeleri ve dayanışma, sonsuzluk, olumluluğu sembolize eden bayrakları da bu yaşam felsefesinin bir yansıması.

TOPLULUĞUN DİLİ: SANAT
Ruhanilik ve ekolojiye oldukça önem veren Damanhurluların kendilerini ifade etme yöntemleriyse resim, dans, tiyatro, sinema ve müzikten oluşuyor. Şehrin her bir köşesinde meditasyon yapan, kötü enerjiyi vücuttan saldığını düşündükleri hareketlerle dans ritüelleri sergileyen, çamurdan heykeller inşa eden ya da resim yapan insanlar görebiliyorsunuz. Evlerin duvarlarını da bitki ve hayvan gibi canlıların resimleriyle süsleyen Damanhur halkının bu etkinlikleri bireysel değil gruplar halinde gerçekleştirdiklerini de belirtelim. Halk bu yolla dayanışmanın yanında yaratıcılığın da artacağını düşünüyor.


'Hall of Earth'

Bu düşünce sonucu ortaya çıkan en büyük eserler kuşkusuz ki 'Temples of the Sacred Forest' (Kutsal Orman Tapınakları), 'Open Temples' (Açık Tapınaklar) ve dağın içerisinde inşa edilen 'Temples of Humankind'(İnsanlığın Tapınakları).

Daha önce de bahsettiğimiz üzere komünitenin dağı oyarak inşa ettiği 'Temples of Humankind' şehrin en önemli yapılarından biri. Kimi çevrelerce 'Dünyanın 8. Harikası' olarak da nitelendirilen yapı, yedi ayrı parçadan oluşuyor.

Tapınağa ulaştığınızda karşınıza ilk çıkan bölüm 'Hall of Earth'(Gezegen Salonu). İki ayrı odadan oluşan ve 'sonsuzluk' sembolü şeklinde tasarlanan salonun, tavanı ve zemini de dâhil, dört bir yanı insanoğlu ve dünyadaki yaşantıyı yansıtan, farklı anlamlar ifade eden boya, mozaik ya da cam malzemeden üretilmiş resim ve imgelerle sarılı. Salon, gezegenin ruhsal bütünlüğünü yansıtıyor.

'Hall of Metals' (Metallerin Salonu), tapınağın ikinci salonu. Salonun duvarlarında daire oluşturacak şekilde çocukluktan yaşlılığa uzanan döngüyü sembolize ediliyor. Gizli bir geçitten geçilerek ulaşılabilen 'The Labyrinth'de (Labirent) ise dünya üzerinde bulunan tüm dinler cam mozaikler ve resimlerle uzun bir koridor boyunca yansıtılıyor.

Yine duvardaki gizli bir noktaya dokunulduğunda açılan bir kapıyla ulaşılabilen 'Hall of Water' (Su Salonu) Dünya üzerindeki tüm antik dilleri bir araya topluyor. 'Hall of Spheres' (Gökyüzü Salonu) ise dokuz farklı renkteki küreler aracılığıyla dokuz farklı elementi sembolize eden imgelerden oluşuyor.

'Hall of Mirrors'a (Aynaların Salonu) geldiğimizdeyse salonun adından da anlaşılacağı üzere aynalarla sarılı olduğunu görüyoruz. Bu salon insanoğlunun yeniden uyanışını sembolize ediyor.

Son olarak 'Blue Temple' (Mavi Tapınak) ise tarotta pratik düşünce ve güzelliği simgeleyen, 'Yıldız' ismimli bir kadın figürü ve gökyüzünü yansıtan semboller bulunduruyor.

'Temples of Humankind'ın yanı sıra Damanhur'da iki ayrı tapınak daha bulunuyor. Damanhur'un merkezi Damjl'da bulunan 'Open Temple' sütunlarla sarılı; kutlamaların, ritüellerin, sanat gösterilerinin ve konserlerin yapıldığı üzeri açık bir yapı. 'Temple of the Sacred Forest' ise adından anlaşılacağı üzere ormanda yer alan bir tapınak. Tapınağın en ilgi çekici yanı ise herhangi bir binayla kısıtlı kalmayıp tüm ormanı kapsaması. Renkli taşlarla oluşturulan daireler, kilometrelerce uzanan yollar ve renkli camlardan inşa edilmiş birkaç piramitten oluşan tapınak, insanoğlunun doğaya karşı olan duyarlılığını arttırmak üzere inşa edilmiş.

Bahsettiğimiz bu üç tapınak, topluluğun ilham alma, kötü düşünce ya da enerjiden arınma ve dünya görüşünü genişletme amacıyla kullandığı özel yapılar. Tapınaklar ve komünitenin diğer kısımlarında ayrıca farklı anlamlar ifade eden heykeller Damanhur'a özgü 'kutsal' dille yazılmış hiyeroglif benzeri yazılar da bulunduğunu belirtelim.

Komünitede ayrıca sanat çalışmaları konusunda oldukça başarılı Damanhur Üniversitesi de mevcut. Üniversiteye her yıl dünya genelinden birçok öğrenci eğitim almak için başvuruyor.


'Temples of the Sacred Forest'

DAMANHUR'DAN AYRILIRKEN
Turumuzu tamamlarken, İtalya'nın Alpler'inde, en yakın şehir merkezine 42km mesafede yer alan Damanhur'un sanat, ekolojik yaşantı ve ruhani bütünlüğü bir araya getiren, dünyada belki de eşi benzeri bulunmayan bir deneyim sunduğunu belirtmeliyiz. Görsel şölen 'Temples of Humankind' veya yerleşimi ziyaret etmek isteyenler için komünitenin rehber ve kalacak yer sağlayan özel ziyaret programlarının bulduğunu da ekleyelim. Temelli kalmak isteyenler mi? Bu noktada, komünitenin felsefesi ve yaşam tarzına alışmayı sağlayacak üç ay süreli 'Yeni Yaşam' programının öne çıktığını söyleyebiliriz.

Ha, son olarak da şunu da belirtelim: Damanhur'un açılımı; D (Çeşitlilik), A (Hareketlilik), M (Meditasyon), A(Sanat), N (Doğa), H (Mizah), U (Birliktelik), R (Değişim). İyi yolculuklar...

RAKAMLARLA DAMANHUR
Kuruluş:
1975
Yüz Ölçümü: 15km2
Nüfus: 600+
Yetişkin: 500+
Çocuk: 100+
Ortalama Yaş: 45
En Yaşlı Üye: 94
En Genç Üye: 1

YAŞAYANLARIN GÖZÜNDEN DAMANHUR

Stambecco Pesco*
Erkek, 57, Yazar

"1981 yılından beri Damanhur'da yaşıyorum. Buraya geldiğimde sadece 20 yaşındaydım. O yaşta 'Kaybedecek bir şeyin yok, dene.' dediğimi hatırlıyorum. İyi ki denemişim, hiç pişman değilim. Buraya geldiğimden beri topluluk sayesinde hayat hakkında olan bilgimi oldukça arttırdım. Bu komünitenin hem kendi hem de birlikte yaşadığın insanların farkındalığını arttırmada birçok fırsat sunduğunu söyleyebilirim. Damanhur hakkında en sevdiğim şeyler; farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, farklı vizyonlara sahip insanlarla bir araya gelebilmek ve iş, kültür, ruhanilik, eğitim ve eğlence gibi hayatın bütün alanlarının bir araya getirilip geliştirilebildiği bir topluluk olması."

*Adının anlamı: Oğlak Şeftali

Celastrina Calea
Kadın, 24, Öğrenci (Sinema ve Film Üretimi)

"Damanhur'a 2015 yılının Şubat ayında geldim. Üç yıl önce atıldığım bu macera gerçek anlamda hayatımı değiştirdi. Ben de 'Gençsin, bir şey kaybetmezsin.' diyenlerdendim. İsveç'te doğup büyümüştüm ve orada mutlu değildim. Buraya geldiğimde ait olabileceğim ve kendimi mutlu hissedebileceğim bir mekân arayışındaydım. Damanhur'un 'Yeni Yaşam' programını duyduğumda ilgimi çekti ve denemeye karar verdim. Geldiğimde üç ay boyunca bir aileyle birlikte yaşadım ve komünitenin ilkelerini öğrendim. Bu süre sonrasındaysa Damanhur'da yaşamak istediğimi fark ettim. Burada en sevdiğim şeyler; takip ettiğimiz bu hayat tarzının yaşamın en küçük ayrıntılarına bile değer vermesi ve içerisinde bulunduğumuz bu topluluğun paylaşmaya, bağlantı kurmaya ve iletişime son derece olanak tanıması."

*Adının anlamı: Mavi Kelebek Rüya Otu

Görseller Damanhur Komünitesi'nden alınmış olup telif hakkına sahiptir.

BİZE ULAŞIN