Sakıncalı cümle: "Tiramisu ve cappucino lütfen?"

Şehrin yeni lüks İtalyan restoranı Galvin'de yemekleri deneyimlerken akla gelen düşünceler...

Yazı Özge DİNÇ
Fotoğraf İsa ARSLAN

Guardian'daki bir yemek eleştiri yazısının başlığı 'Hafif Organik, Fazlasıyla Ulaşılabilir'di. İtalyan mutfağına da uyarlanabilir bir ibare. Dünyanın neresine gidersek gidelim, pizza ya da makarnayla kendimizi mutlu hissedebiliriz.

İtalyan mutfağı neden bu kadar yaygın, diye sorduğumda Galvin Ristorante'nin yardımcı şefi de "Çünkü hızlı ve lezzetli." diyor. "İnsanlar bir buçuk saatlik öğle arasında bile yiyebilir; Fransız mutfağı gibi değil." Ama İtalyan büyüsünün yaygınlığının daha derin bir sebebi olmalı.

İstanbul, Akdeniz kültürü ortaklığı sebebiyle İtalyan mutfağını çok seven şehirlerden biri: Papermoon, Serafina, Da Maria, Mezzaluna, Gina, La Scarpetta, La Mia Luce, Ristorante Il Padrino, Fauna gibi restoranlar, ünlü İtalyan şef Jamie'nin restoranı, dev İtalyan mutfağı kompleksi Eataly var; geleneksel İtalyan aile lokantalarına belki kavuşmuş değiliz, çünkü tek çeşitle yetinemiyoruz, ama çok sayıda pizzacımız var; bunun yanında İtalyan olsun ya da olmasın, şehrin her yanındaki birçok restoranda pizza ya da makarna bulmak mümkün oluyor. Belki birkaç istisnadan biri, ilk şubesini İstanbul'da açan Massimo Bottura'nın restoranının kapanmasıydı.

Yazının tamamı Esquire Türkiye Aralık sayısında!

BİZE ULAŞIN