90 yaşında

Cemal Süreya'ya göre 'fazla şiirden ölen', İkinci Yeni akımının öncülerinden olan Edip Cansever, bugün 90 yaşında.

8 Ağustos 1928'de İstanbul'da dünyaya gelen , ilk şiirlerini yazmaya başladığın ortaokulun ikinci sınıfındaydı. İlk şiiri bir çocuk dergisinde yayınlandı. İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdi. Eğitim hayatını tamamlamadan iş hayatına atılan Edip Cansever, Kapalıçarşı'da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. şiiri hiçbir zaman bırakmadı.

19 yaşında Mefharet Hanımla evlenen Edip, 20'sinde Nuran ismini verdikleri kızlarını kucağına aldı. 1951'de arkadaşlarıyla birlikte "Nokta" adını verdikleri bir dergi çıkardı. Edip Cansever'i şiire daha fazla yakınlaştıran olay 1954'te meydana gelen Büyük Kapalıçarşı yangını oldu. Bu yangında dükkanı tamamen yandı. Sigortadan aldığı para da yeni bir dükkan açmaya yetmeyecek kadar azdı. Bir ortak buldu ve yine Kapalıçarşı'daki asma katta istediği kadar çalışabileceği, kendisinin de alım satım işleriyle ilgilenebileceğini söyledi. Dokuz kitabını Kapalıçarşı'da, bu küçük dükkanın asma katında kendine kurduğu yaşam alanında yazdı.

1957'de "Yerçekimli Karanfil" adını verdiği kitabını yayımladı. II. Yeni'nin neredeyse tüm özellikleri bu kitapta vardı. Artık Türk Şiiri yeni bir boyut kazanmıştı. 1976'dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bu yıl, kendisi için de Türk Edebiyatı için de bambaşka bir noktada duran kitabını yayımladı: "Ben Ruhi Bey, Nasılım"

Edebiyat dünyasının da çok iyi bildiği bir gerçek Edip Cansever'in Tomris Uyar'a olan hayranlığıdır. Her yıl Mart'ın 15'inde (Tomris Uyar'ın doğumgünü) bir şiir yayınlayarak hayranlığını her yıl bıkmadan usanmadan anlatmıştır şiirlerinde.

Şu dizeleri de Tomris Uyar için yazmıştır;

"Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
Bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
Ve yarışırsa ancak Monet'nin
Kadınlarına yaraşan giysilerinle
Gördüm de
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç."



Edip Cansever içinse şunları söylemişti Tomris Uyar:

"Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana."

Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986'da yaşamını yitirdi.

"Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer
Her şeyin fazlası zararlıdır ya
Fazla şiirden öldü Edip Cansever"

demiş Cemal Süreya onun için...

BİZE ULAŞIN